28 Nisan 2009 Salı
Ntv(spor) ve NBA Tv
Ntv, Ntvspor ve Nba Tv 3 lüsü sağolsunlar, NBA maçlarını seyredebiliyor olmamı sağlıyorlar. Normal sezonda haftasonları Ntv kanallarının seçtiği en kaliteli maçı seyretme imkanı yakalıyordum. Büyük bir keyif ile o maçı seyrediyordum. Özellikle Martin Luther King gecesinde oynanan 5 maçın 4'ünü seyretme şansını bana vermişlerdi. Nba Tv'nin yayın politikalarını, Amerika'dan belirlendiği için bu konuyla ile ilgili pek birşey söyleyemeyeceğim, onların kendi hesapları vardır elbet. Neyse normal sezonda bu 3'lü bizim için çok güçlüydü. Perşembe gününün özel maçlarını seyredemesemde öyleydi. Playoff döneminde ise, malesef büyü bozudu, araba bal kabağına dönüşüverdi. Playoff maçları içinde seçilip yayınlanan maçların açıkçası bende büyük bir üzüntüye sebep oldu. Cavaliers-Detroit serisinde oynan 4 maçın 2'sini yayınlayan kanallar, Cavaliers'ın en büyük rakibi olan Lakers'ın 1 maçını yayınladılar onu da banttan hele bir de Lakers'ın rakibi temsilcimiz Mehmet'in oynadığı Jazz'dı. Hadi ordan geçtim. Nuggets ki sezonun en keyif veren takımlarından biri, belki de Lakers'a ecel terleri döktürecekler ve de eleyecekler, rakipleri ne kadar kötü performasta sergilese yine bir maçını yayınlıyorsun. Nba Tv doğu konferansı maçlarına ağırlık veriyor sezon başından beri, buna playofflarda da devam ediyorlar. Benim Ntv(spor)'dan beklentim bunu dengelemesiydi. Umarım, bu maçlar çeyrek finallerde Denver'ı ve Lakers'ı biraz daha fazla seyretme şansına erişirim... Yine de kendilerine teşekkür ederim çünkü bu maçları kendi ülkelerininde ki maçları şifreli kanallardan seyretmeye mahhkum olan bizlere, şifresiz seyretme şansını veriyorlar...
26 Nisan 2009 Pazar
Hidayet ve Kontratı
Orlando Magic, normal sezonda sergilediği performans ve sıralamada elde ettiği yer itibari ile birçok NBA severin takdirini topladı. Hiç kuşku yok ki birçoğumuz Orlando, Boston'u eleyebilir mi diye düşünmeye başlamıştık. İlk tur eşleşmelerinde 76ers eşleşmesinde favorilerdi. Fakat seride durum 2-1 sixers lehine. Playofflar süresince, Hidayet Amerikan Basınına devam şekilde yok şöyle kontrat isterim yok böyle kontrat versinler oyunuma konsantre olabileyim yok Magic istemezse kapısında yatacak halim yok gibi bir sürü gereksiz açıklamalarda bulunuyor. Baktığımız zaman playoff'a kalamamış takımların oyuncuları bile bu kadar demeç vermiyor kontratı ile ilgili olarak. İlk 3 maçta performansına bakıyoruz, Hidayet takımına hiç bir katkıda bulunmamış. Devamlı kontrat konuşmuş. Bizim Hidayet NBA'i Turkcell Super Lig zannederek oynamaya başladı. Paraya konsantre olmuş, playoff'u unutmuş. Umut ederim bu kontrat mevzunu artık duymayız, yeni kontratını umarım Polonya 2009, hazırlık kampına kadar imzalar.
22 Nisan 2009 Çarşamba
Playoff 2009 ( Nuggets-Hornets)
Bu maçın yorumu için 2.maçı beklemeye gerek görmedim. Nuggets, Billups'ın gelişiyle çok ayrı bir hava yakaladı. NBA takımı değil tamamen bir kolej takımı havasında oynuyorlar. Her oyuncu takıma katkıda bulunuyor. ( Sene'de buna dahil ) NBA finaline çıkıp şampiyon olursa da hiç şaşırmam aksine müthiş bir keyif alırım. Nene,Andersen,JR Smith, Carmelo, D.Jones, Kleiza ve diğerleri müthiş keyif veriyorlar. Hornats'ın hiç şansı olduğunu düşünmüyorum. Tahminim 4-0 Nuggets
Playoff 2009 ( Spurs-Mavericks )
İki ekip arasındaki rekabet hiç şüphe yok ki son yıllarda büyük bir ilgiye sebep oluyor. Teksas derbisinde, tekrar karşı karşıyalar ve tabiri caizse bu eşleşme onlar için herkesden bir kat daha fazla önem taşıyor. Peki ne olacak ? Durum 1-1 ve Spurs saha avantajını kaybetmiş durumda, yani Dallas'ı evinde yenmek zorunda. Yenebilir mi ? Bence yenecektir ama kolay olamayacak, Dallas playofflara çok formda girdi ve Spurs'te Duncan sakat sakat oynuyor ve Manu Ginobili ise sakat hiç oynamıyor. Fakat, Spurs'un bu seride Roger Mason, Drew Gooden ve Bonner'ın da katkıları ve Parker'ın liderliğinde turu atlayacaklardır. Tahminim 4-3 Spurs
21 Nisan 2009 Salı
Playoff 2009 ( Rockets-Blazers)
Bu senenin kağıt üstünde en bomba ilk tur eşleşmesi olarak gözüküyor. Bu ilk 2 maç itibariyle de böyle gözüküyor. Durum 1-1. 2 takımında avantajları ve dezavantajları var. Rockets tecrübeli ik turda elene elene, elemeyi öğrenmiş olabilirler. Fakat rotasyon açısında sıkıntı yaşadıkları kesin. Blazers ise rotasyonu kuvvetli fakat tecrübesiz bir takım. Takımın en iyi oyuncusu Brandon Roy ve ilk playoff'unu yaşıyor. Tecrübenin önemli bir faktör olduğunu düşünsemde, Portland çok istekli ve kadrosunun kuvvetli olması turu Portland'a getireceğe benziyor. Tahminim 4-2 Blazers.
Playoff 2009 ( Cavaliers-Pistons)
Cleveland bu seriye 4-0 önde başladı. Ve sadece formaliteden maçları oynaması kaldı. Hem Cavs çok güçlü bir ekip hem de Pistons Iverson atılımı ile bu sezon için büyük darbe yedi, zaten onlarda bu atılım ile pek ümitli sayılmazlardı. Pistons seneyi düşünüyor, Cavs ve LJ23 bu seneyi düşünüyor ve şampiyonluk yüzüğünü istiyor. İlk 2 maçı pek zorlanmadan kazandılar. Diğer 2 maç deplasmanda olsa da onlarıda zorlanmadan kazanacaklardır. Cavs turu geçecek, tahminim 4-0
2009 Playoff ( Lakers-Jazz)
Jazz sezonun son dönemindeki performansıyla büyük fırsat tepti ve hiç eşimeyecek bir ilk tur eşleşmesi yaşamak zorunda kaldı. Utah'ın, Lakers dışında her takımı eleyebileceği kanaatindeyim. Ama Lakers'a hem şansları tutmuyor, hem de Lakers bu senenin en iyi takımı. İlk maçta Mehmet'in olmaması pota altı savunmasına çok belli bir şekilde yansıdı. Buna rağmen Jazz'ın 2.yarıda gösterdiği performans bundan sonraki dönem için umut verici olabiliyor. Eğer Memo diğer maçlarda oynarsa, Jazz evindeki maçları kazanabilir. Ama yinede Lakers turu atlayacaktır. Tahminim 4-2
Playoff 2009 (Boston Celtics-Chicago Bulls)
Bu iki takım arasında oynan 2 maçta 1-1 eşitlik söz konusu. İlk maçta Derrick Rose'un harika oyunu ile Chicago Bulls ilk maçı deplasmanda kazandı. 2.maçta Ray Allen'ın son hücumu iyi kullanması iki maçı Celtics'e getirdi. Peki bundan sonra ne olacak ? Celtics'te Kevin Garnett çok büyük bir eksiklik buna Leon Powe'un da sakatlığı eklendi ve Cetics'te işler iyi gitmiyor. Geçen sene playofflar da Celtics'in deplasmanda kazanmakta zorladığını da hatırlatmakta fayda var. Ellerinde Pierce, Allen, Rondo gibi 3 önemli isim olsa da işleri kesinlikle çok zor. Chicago Bulls, rotasyonunu iyi kullanıyor. Pota altındaki oyuncuları çalışıyor, Derrick Rose ilk playoff mücadalesinde önemli işler başarma niyetinde. Özetle Bulls başarıya aç ve genç bir ekip, Celtics ise yaşlı, heyecanını kaybetmiş ve sakatlardan dert yanan bir ekip. Bulls turu atlar. Tahminim 4-2.
28 Şubat 2009 Cumartesi
Durant Hazır, Peki ya Siz...
2008 dratının 2.numaralı ismiydi Kevin Durant. 1.sıradaki Oden pivot olmasıydı hiç kuşku yok ki 1.sıra onun olacaktı. 2009 yılında, yılın çaylağı ödülüne layık olan Kevin Durant partneri Jeff Green ile takımını üst sıralara taşıyamamıştı. Bir 4 numara oyuncusu kadar uzun fakat bir 4 numaradan daha atlet ve daha şutör bir oyuncu Durant. 2009 yılında Seattle Supersonics takımının adının değişmesi ile Oklahama City Thunders forması altında oynamaya devam eden Durant&Green ikilisinin yanına yeni ve yetenekli bir çaylak daha Russell Westbrook katıldı. Şu an Thunders'ın durumu iyi gitmese de P.J.Carlesimo'nun takımından gönderilmesinden sonra gözle görülür bir toparlanma var. Kevin Durant'a gelecek olursak o 2.senesinde sayı krallığı yarışmasında Wade, Lebron ve Bryant ile çekişme içerisine girmiş durumunda. 2009 yılında, All-Star kadroları açıklandığında kadroda ismi yoktu. Fakat, birçok basketbolsevere göre takıma seçilmesi gereken bir oyuncuydu ama çaylak maçında attığı 46 sayı ile yine de kırılması güç bir rekor imza attı, ve etkinlikler de kendisinden söz ettiren oyuncular arasında yer aldı. Gelecek yıllar da Oklahama City'nin başarısı arttıkça, o kendinden 2 misli daha fazla söz ettirecek. Ve bir sakatlık yaşamazsa eğer MVP ödülünü alan bir oyuncu, All-Star'da MVP olacak bir oyuncu, hatta ve hatta şampiyon yüzüğü takmış bir oyuncu olacak. Tahmini bir 16 yılı var önünde bu kadar yetenekli ve fiziki özellikleri üst düzey bir oyuncu olarak bunu kesinikle yaşayacağına inanıyorum.
23 Şubat 2009 Pazartesi
Miami Ateşlenecek mi ?
2006 yılının şampiyonu Miami Heat, geçen senenin en az galibiyet alan takımıydı. Draft kurasında 2.sırada çıktılar ve Michael Beasley'i seçtiler. 2007-08 sezonun ortalarında Shaq-Marion takası ve sonra Derrick Rose'un takıma katkısı ile herkes bu sene çok farklı bir Heat bekliyordu. Açıkça söylemek gerekirse Heat'in konfreans sıralamasına bakıldığında, iyi durumda olduklarını söylemek mümkündü. Ama bunu sağlayan tek oyuncu bir önceki yazılarımda da belirttiğim gibi takımın süper yıldızı Dwayne Wade. Sahanın her yerinde, her şeyi yapmaya çalışan tek adam durumunda. Nerdeyse 3'lük çizgisinden pası atıp kendi topuna smaç koyacak duruma geldi. Heat, Raptors ile yaptığı takasta Jamario Moon ve Jermaine O'neal'ı takımına kattı. Jermaine O'neal, Heat'in uzun süreden beri eksikliğini yaşadığı 5 numara bölgesinde katkı sağlayacaktır, hem skor yönünden hem de ribaund açısından. O'neal, bunu Indiana Pacers'ta senelerce yaptı. Bana göre şimdi sıra Heat'e geldi. O'neal pota altında oynadığında hem iyi hücum yapacak hem de savunma da mücadalesini gösterecek, ve kendi için yeni bir sayfa açacak. Miami, bu takas ile ilk 4'e girecek gibi gözüküyor. Fakat kısa vade de playofflarda da başarılı olabileceklerini sanmıyorum, tabii bunu playoff eşleşmeleri belli olduğunda değerlendirmek lazım. Kısa olarak bu takasta Toronto Raptors açısından değerlendireyim. Shawn Marion, yüksek maliyetli kontratı bu sene son bulacak. Raptors'ın bu salary cap rahatlamasıyla yeni bir oyuncu mu alacağı, Shawn Marion ile devam mı edeceği önemli olacak. Aksi takdir de zaten bu sene playoff için hiçbir şansları kalmadı ( mucizeler hariç )
Knicks ve Galatasaray
New York, ABD'nin en şaşalı şehrilerinden birinin takımı. Madison Square Garden ise her basketbolcu oynamak isteyeceği bir stad. Eğer Stephan Marbury gibi yılda 20 milyon $ alıp hiçbir şey yapmadan NY'ta yaşıyorsanız, hayat size güzeldir. Stephan Marbury'nin bu yüksek kontratı almasında en büyük pay sahibi, Detroit Pistons formasının efsane ismi, kötü çocukların en kötülerinden biti olan Isiah Thomas'tır. Isiah Thomas, New York Knicks'te, Genel Menajerlik döneminde ortalığı karıştıran bir isimdi, takıma müdahaleleri ile ön plana çıkmıştı. Hatta o kadar müdahale etti ki, genel menajerlikten head coachluğa terfi etti. Bu dönemde New York Knicks bildiğim kadarıyla en kötü yıllarını yaşadı. Ve sonra görevini son verildi. Yerine head coach Mike D'Antoini'nin ilk işi Thomas'ın enkazlarını toplamak oldu ve hala toplamaya çalışıyor. Başarılı olur mu bilinemez. Burda, Isiah Thomas'ı anlattım çünkü bir genel menajer, hepimizin yakından tanıdığı bir genel menajer ona çok benziyor. Takıma müdahaleleri ve takım her kötü gittiğinde altından onun isminin çıkmasıyla bana Isiah andırıyor. Bu isim Adnan Sezgin. GS yönetimi takımına yetenekli oyuncular alırken, kötü, isimsiz veya toy teknik direktörler getiriyor. Neden acaba ? Adnan Sezgin'in takıma müdahale etmek istemesi için olabilir diye düşünüyorum. Geçen sene Feldkamp sık sık takımı terkedip gittiğinde takımı kurup çıkaran isim olarak adı ön plana çıkıyordu. Belki de Feldkamp bu yüzden seçilmişti. Feldkamp, gönderildiği zaman oyuncuların tribüne gelip ondan taktik aldığı söyleniyordu. Belki de yeni teknik direktör olarak, Skibbe gibi geçmişi olmayan bir hocanın böyle yıldızlar karmasına seçilmesinin nedenide buydu. Şimdi, Skibbe'de gitti. Acaba Adnan Sezgin, Bülent Korkmaz'a da müdahale ettiğini duyacak mıyız ? Bence GS, başarı istiyorsa Adnan Sezgin'in görevine son vermeli yoksa NY Knicks'in şu an yaşadığı gibi enkazı kaldırmak uzun sürebilir.
15 Şubat 2009 Pazar
Bir Allstar Daha Geldi, Geçti...


Bu seneki allstarları 4 gözle bekledim. İlk önce kadro seçimleri ile ufakta olsa bir hayal kırıklığı yaşadım. Daha sonra smaç yarışması katılımcıları ile yine ufakta ufakta olsa bir hayal kırıklığı yaşadım çünkü Nate Robinson katılacaktı. 3lük yarışmasında tek iddialı isim J.Kapono'ydu. Yetenek yarışması katılımcılarında benim için baya iyi katılımcılardı. Organizasyon bittiğinde memnun olmadığım bir şey daha vardı, o da tahminlerimin hiçbirinin tutmamasıydı. Cuma gecesi Rookies-Sophomore maçını seyrettiğimde, bir Kevin Durant vardı ki sanki gelecek yıllara mesaj gönderiyor, bu mesajı gelecek yıllara göndermek ile kalmıyor, onu batı karmasına seçmeyenlere isyan ediyordu. 46 sayı ile bu alanda Amare Stoudamire ait olan R-S maçında en fazla atılan sayı rekorunu 10 sayı fazla atarak kırdı. Kevin Durant ile ilgili bir yazı yazacağım çünkü ona ait söylenecek çok söz var. 2.gece, Cumartesi gecesi , yetenek yarışmasını seyrederken Devin Harris kazanabilir demiştim fakat finalde kaybetti. Çünkü Derrick Rose'da gelecek yılların en iyi 1 numarası olmayı kafaya koymuş, ve aşırı hırslıydı. Bu hırsını bitirişte yaptığı ters smaç ile gösterdi. Fakat Derrick Rose, Cuma gecesi oynan maçta pek kendini gösteremedi, keza O.J.Mayo'da. 3lük yarışmasına gelecek olursak bu haftasonu etkinliklerinin 2 fiyaskosundan biriydi. Hiçbir yarışmacı 20 sayı barajını geçemedi bile. Ben, Kaponodan 3.şampiyonluk bekliyordum, o finalde attığı 13 sayı ile beni hayal kırıklığına uğrattı ve Dequan Cook'a tacını bıraktı. Smaç yarışması başka bir fiyaskoydu. J.R.Smith yarışmaya sonradan ve geç katıldığı için çokta etkili olmadı. Fernandez ise gecenin en güzel 3 smacından 2'sini vurdu ve gecenin jürisi tarafından sonuncu seçilerek ödüllendirildi. Howard'ın vurduğu smaçlar, nasıl smaçlar olduğunun hiçbi önemi yoktu. Onlar her şekilde ona tam puan verecekti ve bunu belli ettiler. Nate Robinson, 2006 ve 2007 yılındaki smaçlarını çok geliştirmediğini gösterdi. Igudala'nın hakkını yediği gibi Howard'ın panyanın yanına çarptırdığı ve bastığı güzel smacı yedi, ve herşeyden önemlisi benim için gecenin galibi Fernandez'in hakkını yedi. Son bir not daha aktarmak istiyorum, Nate Robinson duran Howard2ın üstünden smacı bastı, normal maçta faul olacak bir şekilde hemde. Fakat, Fernandez olimpiyat oyunlarının finalinde Howard'ın üstünde smaç basarak herkesten alkış almıştı.
Maça gelecek olursak, 2 periyotta Batı karması kopmaya çalıştı, Doğu karması peşlerini bırakmadı. Yine bu periyotta uzun sayısının kısıtlı olmasının dezavantajlarını yaşamaya başladı. 3.periyotta, Batı karması oyunu kopardı ve Doğu karması uzun oyuncu eksiliğini çok yaşadı. Zaten Dwight Howard dağıldı ve o da Shaq gibi oyun kurmaya çalışıp, 3'lük atmaya başladı, işin keyfini çıkardı. Lebron ve Wade de çok asılmadı maça ve Lebron James showa dönük oynamaya başladı. Özellikle son periyotta seneye katılacağını açıkladığı smaç yarışmasına hazırlık yapar gibiydi. Ama smacını en son bütün oyuncuların izin vermesiyle başardı. Mo Williams, seçilmeyi istediğini oynadığı oyun ile de gösterdi. Batı Karmasına gelecek olursak, 3 yıldız oyuncu geceye damgasını vurdu. Kobe gecenin en skorer ismi oldu ve 27 sayı, 4 assist, 4 ribaund ve 4 top çalma ile oynadı, ve MVP ödülünü alan 2 oyuncudan biri oldu. Chris Paul, 14 sayı 14 assist ve 3 top çalma ile özellikle maçın son bölümünde MVP olmak için çok çabalasa da başarılı olamadı. 37 yaşında olmasına rağmen Shaq gecenin yine yıldızıydı. Maç başında yine dans showu ile herkese büyük keyif verdi. 11 dakika oynamasına rağmen 17 sayı atarak ve maç içinde yaptığı şovlar ile hiç kuşku yok ki izleyenlere keyifli anlar yaşatarak, MVP ödülünü 2000'li yılların başında ortalığı kasıp kavurdukları partneri Kobe ile paylaştı. 4.5 sene sonra eski partneri ile aynı takımda oynarken head coachlarının Phil Jackson olması yine güzel bir noktaydı. 2 oyuncu ödül alırken, Phil Jackson'ın gözlerinde 2 evladıyla gurur duyan bir baba gibiydi. 2010 yılında Dallas/Teksas'ta bakalım bizim neler bekliyor olacak. Memo ve Hido'yu göebilecek miyiz ? Ya da Nba'ye giren bir oyuncumuz olursa onu rookies-sophomore maçında seyredebilecek miyiz ?
13 Şubat 2009 Cuma
Lebron James


18 yaşında, St.Vincent-St.Mary lisesindeyken, onun basketbolunu izleyen herkes onun NBA'de fırtına gibi esecek bir oyuncu olduğunu tahmin ediyordu. Lisede oynadığı zamanlarda maçı ulusal televizyonda yayınlanan tek oyuncu. 2003 yılındaki NBA Draftı birçok NBA yıldızının seçildiği bir draft olmuştu ve Lebron James o draftta 1.sıradan seçilerek, NCAA oynamadan direk NBA'e seçilmişti. Yine aynı draftta seçilen oyunculara baktığımız zaman Dwayne Wade, Chris Bosh ve 2003 yılından beri devamlı suretle Lebron James ile kıyaslanan Carmelo Anthony seçilmişti. NBA'de oynamaya başlamadan NİKE ile 15 milyon $'lık kontrat imzaladı. 2003 yılında yılın çaylağı ödülünü kazandı. Takip eden senelerde Allstara seçilme başarısını gösterdi. 2006 ve 2008 yıllarında Allstar MVP'si seçildi. 2005 yılında Cavs'in playoff oynamasında katkısı çok büyüktü. 2006 yılında Cavs'e 1992 yılından sonra ilk defa konfreans finali oynattı ve o sene ilk defa NBA finali oynadılar. 2008 yılında Pekin olimpiyatlarına yıldızlar topluluğu ile katılan ABD'nin ilk beş oyuncusuydu ve şuan bireysel rakipleri olan Kobe, Wade ve Melo ile birlikta altın madalyayı kazandılar. O, oyunun her alanında oynayan bir oyuncu. Savunma ribaundunu alan, aldıktan sonra oyunu kuran gidip şutunu çeken veya smacını basan, girmezse hücum ribaundunu alıp tamamlayan bir oyuncu. Lakabı kral olsada, krala isyan eden bir derebeyi gibi mücadale ediyor. LA Lakers'ın ve Boston Celtics'in kadrosu ile mücadale edebilmek için kat kat fazla efor sarfediyor. Slam Dergisinde, onunla ile ilgili bir yazılmış yazıda, Atlanta Hawks maçından sonra verdiği röportajta şöyle bir demeç vermiş; Çok yorulmuş olmalıyım çünkü rakibin canına okuyorum. Lakers, Boston ve diğerleri hiç farketmiyor Lebron çıkıyor ölümüne oynuyor, kazanmaktan başka hiçbirşey düşünmüyor. Geçen sene, Cleveland'ın kötü oynadığı bir maçta takım arkadaşlarına kötü oynadıkları için kızıp maçtan çıkıp oyuna girmemesi, ne kadar çocukça gelse de aslında onun ne kadar hırs küpü olduğunu gösteriyor. 2008 playoff mücadalesinde favori Boston ile yaptıkları mücadale de Paul Pierce ile düelloya girmişlerdi, James bu düelloyu kazanmasına rağmen takımını ellenmekten kurtaramamıştı. Bu sene daha iddialı, şampiyonluğun yanı sıra MVP ödülünü de istiyor. Kobe Bryant, Madison Square Garden'da NY Knicks'e 61 sayı attıktan sonra NY Knicks, Cleveland'ı konuk etti. Lebron'un Kobe'ye cevabı gecikmedi ve 47 sayı 10 assist ve 9 ribaund ile triple double'ı 1 ribaund ile kaçırdı. Daha doğrusu 1 ribaundu geri alındı. Fakat artık o bizim için triple-double olmuştu ve gerek rakibi Kobe'ye gerekse bütün basketbol camiasına MVP ben olacağım mesajını vermişti. 2010 yılında, smaç yarışmasına katılacağım dedi. Şaka mı yaptı ciddi mi söyledi bunu bilemem tabii ama böylesi bir süper yıldıza smaç şampiyonluğu yakışır, ayrıca ortaya da çok güzel smaçlar çıkarır. Lebron'un 2010 yılında sözleşmesi bitiyor. Kalbur üstü şehirlerin takımları ( LA Hariç ) onu takımına katmak için büyük çaba sarfedecekler. Cleveland pek kalacak gibi gözükmüyor, çünkü o da büyük bir şehre gidip bir Michael Jordan gibi bir marka olmak istiyor. Fakat, bir gerçek var ki Lebron nerde oynarsa oynasın o seyrine doyum olmayan bir basketbolcu olmaya devam edecek ve basketbolu bıraktığında, basketbol tarihine adını Altın harflerle hiç silinmeyecek, hiç unutulmayacak şekilde kazımış olacak.
9 Şubat 2009 Pazartesi
NBA All-Star Haftasonu
Bu haftasonu başlayacak olan, ve tartışmasız bütün baskebolseverlerin nefesini kesecek olan basketbol ziyafeti NBA All-Star Haftasonu artık sayılı günler kaldı. Bu şölen Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gece Sophomore-Rookies maçıyla start alacak.
Çaylaklar, 2.yıl oyuncularını en son 2002 yılında yenebilmişlerdi. Geçen yıl ise Çaylaklar( bu seneki 2.yıl oyuncuları ) 41 sayı fark yemişlerdi. Bu sene kadrolara baktığımız zaman Çaylak kadrosu daha güçlü gözüküyor. Bütün oyuncular, takımlarında önemli süreler alıyor ve önemli işler yapıyorlar. Gred Oden, geçen sene draft edilmesine rağmen sakatlığı nedeniyle tüm sezon oynamamıştı. Bu sebeple bu sene çaylak sezonunu yaşıyor, ve de gitgide form tutuyor. Brook Lopez, kendisinden beklenmeyen bir performans gösterdi. Marc Gasol, abisinin geçen sene ki takası ile hakları Grizzles'a geçmişti. Grizzles'ın, bu takas ile büyük hata yaptığı düşünüldü ama Marc Gasol bu düşünce de olanlara, NBA'de pota altının en tehlikeli oyuncusu olacağının mesajını gönderdi. Derrick Rose, bu seneki draft seçiminin ilk sırasında seçildi ve Bulls'ta ki oyunu ile gelecekte en iyi oyun kurucular arasında yer alacağına hiç kuşku yok. 2.sıradaki Michael Beasley ise rookieler arasındaki beklentileri hayal kırıklığı yaratan tek oyuncu. Bu sene 3.sıra seçimi olan O.J.Mayo ise lise yıllarından itibaren geleceğin Lebron James'i olarak gösterilmeye başladı. Timberwolves tarafından 3.sırada seçildi fakat takas ile Grizzles'a geçti. Grizzles'ta takımın lideri konumunda. Kısaca 2.yıl oyuncularına bakacak olursak uzun rotasyonun kısıtlı olduğunu görüyoruz. Kevin Durant ve Al Hardford ilk bakışta önplana çıkıyor. Bu 2 yıldıza katkı sağlayabilecek tek oyuncu da Rodney Stuckey olarak görülüyor. Tüm bunlara bakılarak, maçı Rookielerin kazanacağını düşünüyorum. MVP'in de O.J.Mayo olacağı kanaatindeyim.
Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece ise Allstar etkinliklerinin bana göre en keyifli aktivitelerinin yer aldığı yetenek yarışması, 3'lük yarışması ve Smaç yarışmasını izleyeceğiz. Yetenek yarışmasına bu sene katılacak oyuncular arasında Tony Parker, Devin Harris, Derreck Rose ve Jameer Nelson katılacaktı fakat Jameer omzundan yaşadığı sakatlık ile sezonu kapadı. Yetenek yarışmasında 3 oyuncu kaldı, 4.oyuncu henüz açıklanmadığı için yorumumu bu 3 oyuncu arasından yapacağım. Bu yarışma yeni bir yarışma sayılır ve 2 senedir yapılıyor. 2 senede gördüğüm kadarıyla pasların ilk atıştaki isabet oranı sonucu belirleyecek en önemli faktör kuşkusuz. Geçen sene Derron Williams'ın kazanmasının sebepleri bu pasları iyi atmasıydı. Tony Parker assist yapan bir oyuncu olmasına rağmen daha çok ürettiği sayılar ile önplana çıkıyor. Keza Devin Harris'te attığı sayılar ile önplana çıkan bir oyuncu ve Tony Parker'dan az da olsa düşük bir assist ortalamasına sahip fakat şunuda unutmamak lazım Devin Harris'in assist yapabileceği pek bir oyuncu da yok. Derrick Rose'un da bu 2 oyuncuya paralel bir assist ortalaması var. Tony Parker ne kadar kariyeri sebebiyle bu yarışta önplana çıkıyor olsa da bu sene çok iyi bir çıkış yakalayan ve belki de geçen sene Hidayet'in kazandığı MIP'yi kazanacak olan Devin Harris bu sene ilk kez All-Star haftasonuna katılacak olmasını bu yarışmayı kazanarak taçlandıracaktır.
Geçen senelere kıyasla rekabetin az olacağını düşündüğüm bir 3'lük yarışması seyredeceğiz. Bu yarışmaya son 2 senenin şampiyonu olan Jason Kapono kazanmaya çok yakın. Zaten Toronto Raptors maçlarını seyredenler, Kapono'nun iyi bir şutör, iyi bir ceza kesici oyuncu olduğunu göreceklerdir. Kapono'yu zorlaması muhtamel oyuncu ise gerek tecrübesi gerekse de maç içinde attığı şutlar ile takımına yaptığı büyük katkı ile Mike Bibby olacaktır.
Bu sene smaç yarışmasında son 3 senenin 2 şampiyonunun mücadalesini seyredeceğiz. Dwight Howard geçen sene Süperman şovu ile smaç yarışmasını kazanmıştı. Bir 3 sene önce ise, Nate Robinson boyunun kısa olmasının avantajını iyi kullanmış, bana görede Andre Iguodala'nın hakettiği bir şampiyonluğu kazanmıştı. Bu sene geçen sene ilk turda elenen Rudy Gay katılmıştı fakat sakatlığı nedeniyle 2005 şampiyonu JR Smith ve basketbolseverlerin oyları ile seçilen Rudy Fernandez katılacak. Bu yarışta kimin kazanacağını tahmin etmek çok kolay değil ama şunu söyleyebilirim; Dwight Howard sempatik tavırları ile bir adım önde ve de Nate Robinson antipatikliği ile bir adım geride, benim de kazanmasını istediğim ve tuttuğum isim ise Rudy Fernandez. Bu seneki Sergio Rodriguez'in paslarına yaptığı smaçlar ve Olimpiyat oyunlarının final maçında Dwight Howard'ın üstünden vurduğu smaç ile benim kazanmasını istediğim oyuncu durumunda. Tabii ki şampiyonların gecesinde bunu başarabilmesi de oldukça zor gözüküyor.
Allstar Cumartesi Gecesi son olarak izleyeceğimiz, ve ilk defa izleyeceğimiz yepyeni bir oyun. Katılımcıları Joe Johnson, Kevin Durant ve O.J.Mayo. Oyun kendi aramızda da zamanında oynadığımız eşşek adlı oyuna benziyor, belki de ta kendisi tam bir fikir sahibi değilim. Ama eğleneceğimiz düşünüyorum...
Ve son olarak dev maça gelecek olursak, herşeyden önce çok keyifli ve çok çekişmeli bir maç seyreteyi temenli ediyorum. Doğu takımında Howard'ın pota altındaki etkisi, Lebron'un ve Wade'in her yerdeki etkisi Doğu takımını ön plan çıkarıyor. Ayrıca, Paul Pierce ve Ray Allen'ın benchten yapacakları katkı hiç kuşku yok ki etkili olacaktır. Batı takımında iseı çok fazla boyalı alan oyuncusuna sahip ve bu avantajı kullanmaları için Chris Paul, Chauncey Billups ve Tony Parker'ın oynamak veya oynatmak arasında ki tercihleri etkili olacaktır. Bence maçı doğu takımı kazanır MVP ise Lebron olur.
Çaylaklar, 2.yıl oyuncularını en son 2002 yılında yenebilmişlerdi. Geçen yıl ise Çaylaklar( bu seneki 2.yıl oyuncuları ) 41 sayı fark yemişlerdi. Bu sene kadrolara baktığımız zaman Çaylak kadrosu daha güçlü gözüküyor. Bütün oyuncular, takımlarında önemli süreler alıyor ve önemli işler yapıyorlar. Gred Oden, geçen sene draft edilmesine rağmen sakatlığı nedeniyle tüm sezon oynamamıştı. Bu sebeple bu sene çaylak sezonunu yaşıyor, ve de gitgide form tutuyor. Brook Lopez, kendisinden beklenmeyen bir performans gösterdi. Marc Gasol, abisinin geçen sene ki takası ile hakları Grizzles'a geçmişti. Grizzles'ın, bu takas ile büyük hata yaptığı düşünüldü ama Marc Gasol bu düşünce de olanlara, NBA'de pota altının en tehlikeli oyuncusu olacağının mesajını gönderdi. Derrick Rose, bu seneki draft seçiminin ilk sırasında seçildi ve Bulls'ta ki oyunu ile gelecekte en iyi oyun kurucular arasında yer alacağına hiç kuşku yok. 2.sıradaki Michael Beasley ise rookieler arasındaki beklentileri hayal kırıklığı yaratan tek oyuncu. Bu sene 3.sıra seçimi olan O.J.Mayo ise lise yıllarından itibaren geleceğin Lebron James'i olarak gösterilmeye başladı. Timberwolves tarafından 3.sırada seçildi fakat takas ile Grizzles'a geçti. Grizzles'ta takımın lideri konumunda. Kısaca 2.yıl oyuncularına bakacak olursak uzun rotasyonun kısıtlı olduğunu görüyoruz. Kevin Durant ve Al Hardford ilk bakışta önplana çıkıyor. Bu 2 yıldıza katkı sağlayabilecek tek oyuncu da Rodney Stuckey olarak görülüyor. Tüm bunlara bakılarak, maçı Rookielerin kazanacağını düşünüyorum. MVP'in de O.J.Mayo olacağı kanaatindeyim.
Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece ise Allstar etkinliklerinin bana göre en keyifli aktivitelerinin yer aldığı yetenek yarışması, 3'lük yarışması ve Smaç yarışmasını izleyeceğiz. Yetenek yarışmasına bu sene katılacak oyuncular arasında Tony Parker, Devin Harris, Derreck Rose ve Jameer Nelson katılacaktı fakat Jameer omzundan yaşadığı sakatlık ile sezonu kapadı. Yetenek yarışmasında 3 oyuncu kaldı, 4.oyuncu henüz açıklanmadığı için yorumumu bu 3 oyuncu arasından yapacağım. Bu yarışma yeni bir yarışma sayılır ve 2 senedir yapılıyor. 2 senede gördüğüm kadarıyla pasların ilk atıştaki isabet oranı sonucu belirleyecek en önemli faktör kuşkusuz. Geçen sene Derron Williams'ın kazanmasının sebepleri bu pasları iyi atmasıydı. Tony Parker assist yapan bir oyuncu olmasına rağmen daha çok ürettiği sayılar ile önplana çıkıyor. Keza Devin Harris'te attığı sayılar ile önplana çıkan bir oyuncu ve Tony Parker'dan az da olsa düşük bir assist ortalamasına sahip fakat şunuda unutmamak lazım Devin Harris'in assist yapabileceği pek bir oyuncu da yok. Derrick Rose'un da bu 2 oyuncuya paralel bir assist ortalaması var. Tony Parker ne kadar kariyeri sebebiyle bu yarışta önplana çıkıyor olsa da bu sene çok iyi bir çıkış yakalayan ve belki de geçen sene Hidayet'in kazandığı MIP'yi kazanacak olan Devin Harris bu sene ilk kez All-Star haftasonuna katılacak olmasını bu yarışmayı kazanarak taçlandıracaktır.
Geçen senelere kıyasla rekabetin az olacağını düşündüğüm bir 3'lük yarışması seyredeceğiz. Bu yarışmaya son 2 senenin şampiyonu olan Jason Kapono kazanmaya çok yakın. Zaten Toronto Raptors maçlarını seyredenler, Kapono'nun iyi bir şutör, iyi bir ceza kesici oyuncu olduğunu göreceklerdir. Kapono'yu zorlaması muhtamel oyuncu ise gerek tecrübesi gerekse de maç içinde attığı şutlar ile takımına yaptığı büyük katkı ile Mike Bibby olacaktır.
Bu sene smaç yarışmasında son 3 senenin 2 şampiyonunun mücadalesini seyredeceğiz. Dwight Howard geçen sene Süperman şovu ile smaç yarışmasını kazanmıştı. Bir 3 sene önce ise, Nate Robinson boyunun kısa olmasının avantajını iyi kullanmış, bana görede Andre Iguodala'nın hakettiği bir şampiyonluğu kazanmıştı. Bu sene geçen sene ilk turda elenen Rudy Gay katılmıştı fakat sakatlığı nedeniyle 2005 şampiyonu JR Smith ve basketbolseverlerin oyları ile seçilen Rudy Fernandez katılacak. Bu yarışta kimin kazanacağını tahmin etmek çok kolay değil ama şunu söyleyebilirim; Dwight Howard sempatik tavırları ile bir adım önde ve de Nate Robinson antipatikliği ile bir adım geride, benim de kazanmasını istediğim ve tuttuğum isim ise Rudy Fernandez. Bu seneki Sergio Rodriguez'in paslarına yaptığı smaçlar ve Olimpiyat oyunlarının final maçında Dwight Howard'ın üstünden vurduğu smaç ile benim kazanmasını istediğim oyuncu durumunda. Tabii ki şampiyonların gecesinde bunu başarabilmesi de oldukça zor gözüküyor.
Allstar Cumartesi Gecesi son olarak izleyeceğimiz, ve ilk defa izleyeceğimiz yepyeni bir oyun. Katılımcıları Joe Johnson, Kevin Durant ve O.J.Mayo. Oyun kendi aramızda da zamanında oynadığımız eşşek adlı oyuna benziyor, belki de ta kendisi tam bir fikir sahibi değilim. Ama eğleneceğimiz düşünüyorum...
Ve son olarak dev maça gelecek olursak, herşeyden önce çok keyifli ve çok çekişmeli bir maç seyreteyi temenli ediyorum. Doğu takımında Howard'ın pota altındaki etkisi, Lebron'un ve Wade'in her yerdeki etkisi Doğu takımını ön plan çıkarıyor. Ayrıca, Paul Pierce ve Ray Allen'ın benchten yapacakları katkı hiç kuşku yok ki etkili olacaktır. Batı takımında iseı çok fazla boyalı alan oyuncusuna sahip ve bu avantajı kullanmaları için Chris Paul, Chauncey Billups ve Tony Parker'ın oynamak veya oynatmak arasında ki tercihleri etkili olacaktır. Bence maçı doğu takımı kazanır MVP ise Lebron olur.
31 Ocak 2009 Cumartesi
Utah Jazz Düşüşte...
Utah Jazz'ın son 2 sezon oynadığı oyun ve aldığı sonuçlar ile 2008-09 sezonu başlarken, benim için LA Lakers'ı zorlayacak ekiplerin başında ve ligin iddialı takımları arasında yer aldı.Utah Jazz sezon başında Deron Williams'ın sakatlığına rağmen iyi bir başlangıç yaptı. Fakat 13 maç sonra Carlos Boozer'in sakatlığı Utah'a büyük bir handikap yarattı. Deron Williams'ın geri dönüşü de umut olmadı. Deron Williams'ın hala sakatlığının etkisinden kurtulamadığı oynadığı oyun ile kendini gösteriyor. DW, draft edildiği andan itibaren Chris Paul ile kıyaslanıyor. Otoriteler, Chris Paul'ü gerek istatistikleri gerek takım arkadaşlarını oyuna sokuşu gerekse CP3 ile Hornets'ın yükselişi sebebiyle Deron'dan daha iyi olduğu kanaatindeler. Fakat, bu farkı yaratan unsurun oyun sisteminden kaynaklandığı düşünmekteyim, yani bana göre Deron Chris'ten daha iyi bir oyuncu. Nba'de ki en iyi oyun kuruculardan biri olmasına rağmen başta da söylediğim gibi takıma katkısı eskisi gibi değil. Son maçlarda attığı yüksek sayılar bu katkıyı sağlamıyor. Boozer'un boyalı alandaki etkisi tartışmasız üst düzey. Boozer'un sakatlığı tartışmasız, Utah'ı kötü etkiliyor. Millsap 4 numarada Boozer eksikliği pek aratmıyor gibi görünse de, Boozer'un ilk 5 başlayıp belirli bir sayı üretip arkasından, oyuna giren Millsap'in de yine iyi rakamlar yakalaması Utah'ın varolan sayı potansiyelini, meydana çıkaracaktır. Boozer'un bu sene kontratı bitiyor. Görüşler, Utah'ta kalmayacağı yönünde. Bu durum salary cap'te bir boşalmaya neden olacak. Utah bunu nasıl kullanır bu da merak konusu. Bence skorer bir 3 numara almalı. Çünkü hem Millsap'in 4 numarada iyi oynuyor olması hem de bu bölgede oynayan C.J.Miles'in katkı veremiyor olup, Kirilenko'nun 6.adam olarak oyun olması nedeniyle bu bölgeye alınacak bir 3 numara ile Utah seneye tekrar başa oynayan bir ekip olacaktır. 3 numara adaylarından birinin de Hidayet olduğunu unutmamak gerekir. Memo, bu sene yaşadığı sakatlıklar ve babasının yaşadığı rahatsızlık nedeniyle maçlar bir bölümünde oynamaması uzun rotasyonun da sıkıntılara neden oldu. Ayrıca, Memo'nun form tutamamasına neden oldu. 43 sayı ile Pacers maçında kariyer rekorunu kırmasına rağmen takiben 2 maçta tek haneli rakamlarda kaldı. Memo'nu istikrarsız oyunu, Utah düşüşünde önemli pay sahibi oldu. Memo'nun da bu sene kontratında ki opsiyonu kullanmayarak serbest kalacağını hatırlatayım fakat Memo'nun demeçlerinden anladığım kadarıyla Utah ile tekrar kontrat yapacak. Ronnie Brewer ve C.J.Miles ilk beşte yer bulan isimler fakat bu iki ismin iddialı birçok takım da 8. ve 9. adam olabilecek kabiliyete sahip olduklarını hatırlatmakta fayda var. Bu iki isim hücumda hemen her eline aldıkları topu kendileri kullanmak istemesiyle beraber Utah hücumu zarar görüryor. Üst tarafta da söylediğim gibi Boozer ile kontrat yenilenmesi iyi bir 3 numara alınarak bu sıkıntı çözülebilir. Bu sene uzun rotasyonunda yaşanan sıkıntılar belki de en çok genç yunan pivot Koufos'a yaradı. Dallas ve Houston maçında Memo,Boozer ve Millsap'ten yoksun olarak sahaya çıkan Utah'ta Koufos'un oyunu göz kamaştırdı. Bu maçlardan sonra da Koufos aldığı süre azalsa da oyunu ile gelecek etkili bir pivot olacağının sinyallerini verdi. Kirilenko'ya da değinmeden geçmemek olmaz. AK47 hiç şüphesiz benchte oyuna başlamasıyla birlikte istatiktiki anlamda kendini buldu, ve Utah Jazz'in skorun yüküne katkısı arttı. All-Star haftasonundan sonra Boozer'un takıma dönmesi bekleniyor. Fakat bu dönüşün Utah'a katkısı ne kadar olur, Boozer ne kadar sürede form tutmaya başlar bunu görüceğiz. Bu katkı hiç süphe yok ki Utah'ın playoff'a kalıp kalmayacağını, kalırsa ne kadar ilerleyeceğini gösterecek. Gönlüm Memo'nun başarısından ve Utah'ın başarısından yana...
30 Ocak 2009 Cuma
NBA All-Star Seçimleri
Bu sene Phoenix'te yapılacak NBA-2009 All-Star Maçının kadroları artık tamamen belli, ve bir sakatlık olmasa şu oyuncular mücadalae edecek;
Doğu Takımı ilk beş;
Dwight Howard, Kevin Garnett, Lebron James, Dwayne Wade, Allen Iverson
Doğu Takımı Yedekleri;
Devin Harris, Chris Bosh, Jameer Nelson, Rashard Lewis, Joe Johnson, Paul Pierce
Batı Takımı ilk beş;
Yao Ming, Amare Stoudamire, Tim Duncan, Kobe Bryant, Chris Paul
Batı Takımı Yedek;
Shaq O'neal, Tony Parker, David West, Pau Gasol, Dirk Nowitzki, Brandon Roy, Chauncey Billups
Kadrolarda görüldüğü gibi temsilcilerimiz Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu yok. Açıkçası, ben Mehmet'in bu sene ki istikrarsız performansından dolayı oynabileceğine ihtimal vermemiştim. Batı kadrosunda yaşanabilecek bir sakatlık ile ( Yao sakat ) Mehmet'in kadroya dahil olmasınıda pek beklemiyorum. Herşeyden önce batı takımında 6 pivot özellikli oyuncu var. Bunu dikkate almasakta Utah'ta Paul Milsap bu sene yakaladığı çıkışla All-Star forması giymeyi Mehmet'ten daha çok hakediyor. Batı takımının kadrosunu da genel olarak değerlendirmek gerekirse, ben bu kadroya David West'in nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Bu sene ki perfomansı All-Star'lık bir performans değildi açıkçası. Hatta geçen sene de All-Star'lık bir performans sergilememişti ama organizasyon New Orleans'ta yapıldığı için seçilmesi normaldi. Onun yerine Paul Milsap veya Kevin Durant oynayabilirdi. Dirk Nowitzki iyi bir oyuncu olabilir ama bu sene performansı ile ben onun All-Star olmayı hakettiğini düşünmüyorum. Geçen senelerde All-Star olan birinin, her sene All-Star olması gibi bir durum söz konusu olamaz, olmamalı. Shaq için bunu diyemeyiz mesela çünkü o renkli kişiliği ile katıldığı bütün organizasyonlara renk katan bir oyuncu ve bütün basketbol severlerin sempatisini kazanmış bir isim.
Doğu grubuna gelirsek bu sene All-Star'da 3 Orlando Magic'li oyuncu görüyoruz ve bunlardan biri Hidayet değil. Ben bu kadroya Jameer Nelson'ın nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Sırf Dwight Howard'ın kankası olmak All-Star'da oynamaya yetiyor mu ? Jameer şu ana kadar oynadığı oyunla Magic'in geldiği noktada önemli pay sahibi olabilir ama bu All-Star olmayı gerektirmez. Magic'te geçen sene ve bu sene daha mücadale eden, oyunun her alanında oynayan, ribaund, assist ve sayı anlamında katkılar sağlayan bir Hidayet'in olmaması, Hidayet'e yapılmış büyük bir haksızlıktır, ve bu ona 2.kez yapılmaktadır. Ben buna isyan ediyorsam kesinlikle Hido'nun içinde fırtınalar kopmuştur. Jameer Nelson, ne basketbol zekası, ne tekniği ne de yeteneği ile bırakın All-Star olmayı, Aliağa Petkim'e bile gard olamaz. Tabii ki ben Hidayet seçilmeliydi demiyorum illa bunu Nelson'dan kat kat fazla hakeden, Mo Williams ve Rajon Rondo vardı. Bu düpedüz saçmalıktır, dangalaklıktır.
Doğu Takımı ilk beş;
Dwight Howard, Kevin Garnett, Lebron James, Dwayne Wade, Allen Iverson
Doğu Takımı Yedekleri;
Devin Harris, Chris Bosh, Jameer Nelson, Rashard Lewis, Joe Johnson, Paul Pierce
Batı Takımı ilk beş;
Yao Ming, Amare Stoudamire, Tim Duncan, Kobe Bryant, Chris Paul
Batı Takımı Yedek;
Shaq O'neal, Tony Parker, David West, Pau Gasol, Dirk Nowitzki, Brandon Roy, Chauncey Billups
Kadrolarda görüldüğü gibi temsilcilerimiz Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu yok. Açıkçası, ben Mehmet'in bu sene ki istikrarsız performansından dolayı oynabileceğine ihtimal vermemiştim. Batı kadrosunda yaşanabilecek bir sakatlık ile ( Yao sakat ) Mehmet'in kadroya dahil olmasınıda pek beklemiyorum. Herşeyden önce batı takımında 6 pivot özellikli oyuncu var. Bunu dikkate almasakta Utah'ta Paul Milsap bu sene yakaladığı çıkışla All-Star forması giymeyi Mehmet'ten daha çok hakediyor. Batı takımının kadrosunu da genel olarak değerlendirmek gerekirse, ben bu kadroya David West'in nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Bu sene ki perfomansı All-Star'lık bir performans değildi açıkçası. Hatta geçen sene de All-Star'lık bir performans sergilememişti ama organizasyon New Orleans'ta yapıldığı için seçilmesi normaldi. Onun yerine Paul Milsap veya Kevin Durant oynayabilirdi. Dirk Nowitzki iyi bir oyuncu olabilir ama bu sene performansı ile ben onun All-Star olmayı hakettiğini düşünmüyorum. Geçen senelerde All-Star olan birinin, her sene All-Star olması gibi bir durum söz konusu olamaz, olmamalı. Shaq için bunu diyemeyiz mesela çünkü o renkli kişiliği ile katıldığı bütün organizasyonlara renk katan bir oyuncu ve bütün basketbol severlerin sempatisini kazanmış bir isim.
Doğu grubuna gelirsek bu sene All-Star'da 3 Orlando Magic'li oyuncu görüyoruz ve bunlardan biri Hidayet değil. Ben bu kadroya Jameer Nelson'ın nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Sırf Dwight Howard'ın kankası olmak All-Star'da oynamaya yetiyor mu ? Jameer şu ana kadar oynadığı oyunla Magic'in geldiği noktada önemli pay sahibi olabilir ama bu All-Star olmayı gerektirmez. Magic'te geçen sene ve bu sene daha mücadale eden, oyunun her alanında oynayan, ribaund, assist ve sayı anlamında katkılar sağlayan bir Hidayet'in olmaması, Hidayet'e yapılmış büyük bir haksızlıktır, ve bu ona 2.kez yapılmaktadır. Ben buna isyan ediyorsam kesinlikle Hido'nun içinde fırtınalar kopmuştur. Jameer Nelson, ne basketbol zekası, ne tekniği ne de yeteneği ile bırakın All-Star olmayı, Aliağa Petkim'e bile gard olamaz. Tabii ki ben Hidayet seçilmeliydi demiyorum illa bunu Nelson'dan kat kat fazla hakeden, Mo Williams ve Rajon Rondo vardı. Bu düpedüz saçmalıktır, dangalaklıktır.
28 Ocak 2009 Çarşamba
Memo Üzerine


Dün, Mehmet Okur'un Akşam gazetesinde yayınlanan röportajını okuma fırsatı buldum. Tanjevic'in kendisini sevmediğini söylemiş. Açıkçası, buna pek şaşırmadım. Tanjevic kariyeri olan bir koç, çok üst düzey değil ama kariyerli. En büyük başarısı 1999 yılında İtalya'yı ve 1981 yılında Yugoslavya'yı Avrupa Şampiyonu yapması. 1981 yılında dünyaya gelmediğim düşünülürse ( ki zaten herşey gibi basketbol'da o dönemden bu döneme çok aşama kaydetti. ), bir yorum yapamam. 1999 yılını hatırlıyorum ama İtalya'yı çok yakından takip etme şansı bulmadım ama yanılmıyorsam o sene bizde o Şampiyona'da oynamıştık, ve İtalya'yı yenmiştik. O sene takımı çalıştıran Erman Kunter'di. Sadece İtalya'nın o maçını hatırlıyorum, ve bu yüzden Tanjevic'i o dönemlerde pek tanıma, takip etme şansım olmadığını buna paralel olarak bir kez daha söyleyeyim. 2004 yılından sonra 12 Dev Adam'ın koçu olarak göreve geldiğinde kendisini daha yakından tanımaya başladım. Tanjevic, göreve geldiğinde 12 Dev Adam, 2003 yılında Sırbistan'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale kalamamıştı. Ve, Tanjevic İstanbul'da yapılacak 2010 Dünya Şampiyonası'na takımı hazırlamak ve iskeletini oluşturmak amacıyla takımın başına getirilmişti. Tanjevic ile ilk önemli turnuva 2005 İsveç Avrupa Şampiyonasıydı. Yaralarımızı sarmak ve yeni bir sayfa açmak için gittiğimiz İsveç'te 2003'te yaşadığımız sonucu yaşadık, bunun yanı sıra takım içinde Mehmet ve Hidayet'in Mirsad Türkcan ile yaşadıkları kavga tuz-biber oldu. 2006 yılı Dünya Şampiyonası öncesi, 12 Dev Adam'a piyango vurdu, ve bu şampiyona'ya davet edildi. Bu kadroda Mirsad davet edilmezken, Hidayet ve Mehmet sakatlıkları gerekçesi ile takıma katılamadılar. Güçsüz görünmemize rağmen müthiş bir şampiyona oynadık ve 6.olduk. 2007 yılında İspanya'da yeni bir hava ile turnuva'ya katıldık. Bu sefer Hidayet ve Mehmet kadrodaydı fakat sonuç yine hüsran yine hüsran. 2008 yılında, 2009 Polonya Avrupa Şampiyonasına katılmak için oynadığımız turnuvaya Hidayet davet edilirken, Mehmet sakatlık nedeniyle dahil edilmedi. Bu turnuvayı hiç maç kaybetmeden kazandık, ve 2009'a katılmaya hak kazandık. Kısaca Tanjevic'in 12 Dev Adam geçmişini aktarmaya çalıştım. Mehmet Okur'u anlatmaya gerek var mı bilmem. İlk All-Star olan Türk basketbolcu, ilk Nba şampiyonluk yüzüğü takan Türk Basketbolcu, oynadığı maçlarda Duncan, Ming, Shaq, Howard, Stoudamire, Gasol gibi World Class pivotları başarılıyla savunan Türk Basketbolcu. Basketbol, Futbol gibi oyunlar takım oyunudur, ve takım oyununu daha iyi oynayan kazanır. Teoride gerçek budur ama bazı maçlar vardır ve o maçların topları el yakmaya başladığında eli titremeyen oyunculara ihtiyaç duyarsınız. Bizde eli hiçbir zaman titremeyecek, klas her takıma karşı gösterebilecek, dünya basketbol otoritelerinin takdirini toplamış ve toplamaya devam eden 2 oyuncu var. Evet Tanjevic ile yaşadağımız tek büyük başarı da bu iki oyuncu yoktu, başarısızlıklar da varlardı. Fakat burada hata, Mehmet ve Hidayet'te değil, bu iki oyuncuyu gerektiği gibi kullanamayan Tanjevic'tedir. İspanya'da Reneses'in, Pau Gasol'u almama gibi şansı var mı ? veya Almanya'da Dirk Bauermann'ın Nowitzki'yi almama şansı var mı ? Tanjevic'in de Mehmet'i almama şansı yok, böyle kariyeri olan bir oyuncuyu küstürmek, takıma almamak ve oyun içinde aktif olarak kullanmamak 12 Dev Adam'a birşey kazandırmaz.
25 Ocak 2009 Pazar
NBA'de Yarı Sezonu Geride Bırakırken (2)
NBA'de sezonu yarılarken, Batı Konfreansı ile ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmıştım. Şimdi sıra geldi Doğu Konfreansında. Doğu'da kafaya oynayan 3 takım var ve bu 3 takım NBA'nin genelinde kafaya oynayan 4 takımdan 3'ü. Son senelerde ki "vahşi batı" yakıştırmaları, bu sene doğu konfreansı için geçerli. Doğu'nun zirvesinde Cleveland yer alıyor. Ayrıca şampiyonluk adayı olduklarını oynadıkları maçları 3 çeyrek bitmeden koparmaları ile kanıtlıyorlar. Lebron James, 2 sene önce kaybettiği NBA şampiyonluğunu kazanmak için çok istekli gözüküyor, ve bu durum onu da MVP adaylarının içinde birkaç adım öne çıkarıyor. Kral, tahtına bu sene oturabilecek mi, çok yakın zamanda göreceğiz. Doğu grubunun 2.sırasında yer alan takım ise Boston Celtics. Boston, bu sezona başlarken benchte oturan 2 önemli ismini kaybetti. ( James Posey ve PJ Brown ) Bu 2 oyuncu geçen sene playoff'lar da yaptıkları katkılar ile geçen sene şampiyonluğun kazanılmasın da önemli paya sahiplerdi. Boston Celtics elbette normal sezon içinde bu oyuncuların olmayışını bir şekilde hissetmeyecek olsa da playoff mücadalesinde 2 jokeri eksik olacak. Normal sezon içersinde 19 maçlık bir seri yakaladılar fakat bu seri Noel Gecesi maçında LA Lakers tarafından bozuldu ve kısa bir süre gerileme yaşadılar. Şimdilerde ise 8 maçlık bir seri yakalamış durumdular. Ellerinde 3 süperstar + Rajon Rondo olması, maçların bir şekilde kazanılmasını sağlıyor. Cleveland ile de konfreans finali oynamaları hiç şaşırtıcı olmaz heralde. Bu sezon Doğu Grubunda hatta tüm NBA'de en büyük çıkışı yapan takımı Orlando Magic desem yalan söylemiş olmam heralde. Stan Van Gundy'nin öğrencileri öyle yada böyle bu sene çok önemli bir çıkış yakaladılar. Batı Grubunun en güçlü takımlarını ( Spurs, Nuggets, Lakers, Hornets, Rockets ) yenmeyi başardılar. Fakat aynı başarıyı doğu'nun en güçlü ekipleri için gösteremediler. Ve bu durum onların doğu finali oynama ihtimalini düşürüyor. Ayrıca, normal sezonun bitiminde Van Gundy'yi en iyi coach ödülünü almaya yakın olarak görüyorum. Atlanta,
geçen sezon oynadıkları playoff mücadalesinde Boston Celtics'e kök söktürmüşler ve adeta bu sezon için mesaj göndermişler. Listemizin 4.sırasında Atlanta var. Atlanta; Josh Smith, Joe Johnson, Al Hardford, Mike Bibby'nin mücadaleci oyunu ile bu sezonun dikkat çeken takımlarından biri oldu. Bunun sinyallerini geçen sene playoff mücadalesinde Boston serisinde vermişlerdi. Sezon 6-0'lık bir seri ile başladıktan sonra 26-17'deler. Bu sene playoff'ların süpriz takımı olmaya adaylar. Detroit bu sezona Allen Iverson'u takas ederek başladı. Joe Dumars bu hamlesi ile Sezon sonunda salary cap'te boşluk yaratmaya çalıştığı fikri ön plana çıkıyor. Allen Iverson bu sezon için takıma kattıklarına bakmak gerekirse pek birşey görmek mümkün değil, sahada maç bitse de gitsem havası ile oynayan bir Allen Iverson izliyoruz. Belki playoff'ta havaya girip daha iyi oynayabilirler ama tahminim Detroit Pistons playofflarda ilk turda elenecektir. Miami'nin iyi yönlerini anlatmak için sadece Dwayne Wade'i anlatmak, kötü yönlerini anlatmak için takımın tamamını anlatmak gerekir dersem yanlış söylemiş olmam heralde. Sahada bütün işleri yapan tek bir isim var o da Wade, yanına iyi bir point guard lazım bunu da nasıl bir takas ile kimi alarak yaparlar, bu konuda da pek bir fikrim yok. Şuan tabloya göre ilk 8 de olmasalar bile playoff mücadalesinde göreceğimizi dşündüğüm bir takım var, o da New Jersey Nets. Gerek Vince Carter, gerekse Devin Harris'in süprizi çıkışı ile Nets bu sene playofflarda oynayacak gibi gözüküyor. Bütün bunlara çaylak Brook Lopez'in katkısından bahsetmemek olmaz. Bu sezon NBA'de büyük hayal kırıklığı yaratan ekiplerden biri de Toronto Raptors oldu. Sezona Jermaine O'neal takası ile başlayan Kanada temsilcisinde, işler yolunda gitmedi. Sam Mitchell görevden alındı. En önemli kazançları hiç kuşku yok ki, İspanyol Guard Jose Calderon'un performansı oldu.
Batı'da ilk 8 tahminim;
1- LA Lakers
2- SA Spurs
3- Denver
4- New Orleans Hornets
5- Portland Trail Blazers
6- Houston Rockets
7- Phoenix Suns
8- Utah Jazz
Doğu'da ilk 8 tahminim ;
1- Cleveland Cavaliers
2- Boston Celtics
3- Orlando Magic
4- Atlanta Hawks
5- Detroit Pistons
6- Philadelphia 76ers
7-Miami Heat
8- New Jersey Nets
geçen sezon oynadıkları playoff mücadalesinde Boston Celtics'e kök söktürmüşler ve adeta bu sezon için mesaj göndermişler. Listemizin 4.sırasında Atlanta var. Atlanta; Josh Smith, Joe Johnson, Al Hardford, Mike Bibby'nin mücadaleci oyunu ile bu sezonun dikkat çeken takımlarından biri oldu. Bunun sinyallerini geçen sene playoff mücadalesinde Boston serisinde vermişlerdi. Sezon 6-0'lık bir seri ile başladıktan sonra 26-17'deler. Bu sene playoff'ların süpriz takımı olmaya adaylar. Detroit bu sezona Allen Iverson'u takas ederek başladı. Joe Dumars bu hamlesi ile Sezon sonunda salary cap'te boşluk yaratmaya çalıştığı fikri ön plana çıkıyor. Allen Iverson bu sezon için takıma kattıklarına bakmak gerekirse pek birşey görmek mümkün değil, sahada maç bitse de gitsem havası ile oynayan bir Allen Iverson izliyoruz. Belki playoff'ta havaya girip daha iyi oynayabilirler ama tahminim Detroit Pistons playofflarda ilk turda elenecektir. Miami'nin iyi yönlerini anlatmak için sadece Dwayne Wade'i anlatmak, kötü yönlerini anlatmak için takımın tamamını anlatmak gerekir dersem yanlış söylemiş olmam heralde. Sahada bütün işleri yapan tek bir isim var o da Wade, yanına iyi bir point guard lazım bunu da nasıl bir takas ile kimi alarak yaparlar, bu konuda da pek bir fikrim yok. Şuan tabloya göre ilk 8 de olmasalar bile playoff mücadalesinde göreceğimizi dşündüğüm bir takım var, o da New Jersey Nets. Gerek Vince Carter, gerekse Devin Harris'in süprizi çıkışı ile Nets bu sene playofflarda oynayacak gibi gözüküyor. Bütün bunlara çaylak Brook Lopez'in katkısından bahsetmemek olmaz. Bu sezon NBA'de büyük hayal kırıklığı yaratan ekiplerden biri de Toronto Raptors oldu. Sezona Jermaine O'neal takası ile başlayan Kanada temsilcisinde, işler yolunda gitmedi. Sam Mitchell görevden alındı. En önemli kazançları hiç kuşku yok ki, İspanyol Guard Jose Calderon'un performansı oldu.
Batı'da ilk 8 tahminim;
1- LA Lakers
2- SA Spurs
3- Denver
4- New Orleans Hornets
5- Portland Trail Blazers
6- Houston Rockets
7- Phoenix Suns
8- Utah Jazz
Doğu'da ilk 8 tahminim ;
1- Cleveland Cavaliers
2- Boston Celtics
3- Orlando Magic
4- Atlanta Hawks
5- Detroit Pistons
6- Philadelphia 76ers
7-Miami Heat
8- New Jersey Nets
NBA'de Yarı Sezonu Geride Bırakırken
NBA'de 2008-09 normal sezonun yarısına gelmek üzereyiz. Şu zamana kadar 4 takımın at başı gittiğini görüyoruz.
LA Lakers bu sene Batı Konfreansı domine etmiş durumda, açık ara önde gidiyorlar. NBA finalinin en büyük adayı olmanın yanı sıra finalde oynamaları muhtamel 2 ekibi ( Cleveland ve Boston ) yenmeyi başardılar. Bu sene A.Bynum geri dönmesi ile pota altı hakimiyetlerini daha da güçlendirdiler. T.Ariza'nın sakatlığının düzelmesi ile savunmalarını daha da güçlendirdiler. Ve tabii ki Bryant ve Gasol gibi 2 yıldızının olması ve Phil Jackson gibi kurt bir Head Coach'un takımı çalıştırıyor olması, LA Lakers'ı şampiyonluğun en büyük adayı haline getirdi. Batıda sezon başında LA Lakers'ı zorlaması beklenen takımların arasında MVP adayları arasında adı geçen Chris Paul'ün takımı New Orleans Hornets, Yao Ming'in takımı Houston Rockets ve Derron Williams&Carlos Boozer ikilisinin bulunduğu Utah Jazz vardı. New Orleans bu sezonun başında J.Posey'in katılması ile bu sezona çıtasını yükselterek başlamasına rağmen sezon ortasına gelindiğinde beklentilerini pek karşılıyormuş gibi görünmüyor, geçen sezon seyrettiğimiz New Orleans Hornets'tan uzak bir görüntü sergiliyorlar. Houston Rockets sezon başında Ron Artest'i takıma kazandırmasıyla tüm dikkatleri üstüne çekti, Batı da zirveye oynaması beklenen takımlar arasına girdi fakat McGrady'nin sakatlık sorunları yaşaması, Artest'in istikrarsız oyunu, yine tüm yükün Yao'nun omzuna binmesine neden oldu ve şu zamana kadarda konfreans sıralamasında mesafe kaydedemediler. Utah Jazz ise, önce DW'nin sakatlığı ve devamında istikrarsız oyunu sonrasında C.Boozer'ın uzun süren sakatlığı, Mehmet'in istikrarsız oyunu ile playoff yarışında üstüste yaralar aldılar. Bu sene playoff'ta oynamaları şu görünüm itibari ile zor gözüküyor belki 7 veya 8.sıradan girebilirler. Sezon başında Ginobili'nin olimpiyatlar da yaşadığı sakatlık nedeniyle olmaması ve sezon başında T.Parker'ın sakatlık yaşaması ile SA Spurs'un bu sene büyük düşüş yaşaması bekleniyordu. Fakat G.Hill ve R.Mason'ın etkili oyunu, bu iki önemli oyuncunun eksik kaldığı dönemde, takımın imdadına yetişti, Manu ve Parker'ın da takım dönmesi ile batıda 2.sıraya kadar çıktılar, tücrübeli bir takım olmanın avantajı ile de bu sene Konfreans finalinde LA Lakers ile mücadale etmeleri yüksek bir ihtimal. Denver sezon başında Allen Iverson'ı göndererek karşılığında C.Billups'ı aldı. Bu takasın Denver'a ne katacağı tartışma konusu olmasına rağmen Billups'ın etkili oyunu C.Andersen, Nene, JR Smith, K.Martin gibi isimlerin ekstra katkıları, Melo'nun sakatlığında bile Denver'ın maçlarını kazanmasına yetiyor. Bana göre SA Spurs'ten sonra konfreans finalinde LA Lakers ile oynaması muhtamel 2.takım Denver Nuggets'tır. Dallas ve Phoenix ise geçen sezonlar da ki etkili oyunlarından baya uzaktalar. Dallas ve Phoenix'te tıpkı Utah gibi playoff mücadalesinin dışında kalmamak için mücadale edecekler.
En son olarak Portland Trail Blazers'a da değinmekte yarar var. Ligin genç takımlarından biri Portland, ve bu gençliklerinin avantajı ile mücadale etmekten vazgeçmiyorlar. Eğer Greg Oden kendinden beklenen performansı sergilerse Brandon Roy'un liderliğinde bu sene ve önümüzde ki sene playoff mücadalesinde süprizlere imza atabilirler.
Doğu Konfreans'ı ile ilgili düşüncelerimi de en kısa zamanda yazacağım.
LA Lakers bu sene Batı Konfreansı domine etmiş durumda, açık ara önde gidiyorlar. NBA finalinin en büyük adayı olmanın yanı sıra finalde oynamaları muhtamel 2 ekibi ( Cleveland ve Boston ) yenmeyi başardılar. Bu sene A.Bynum geri dönmesi ile pota altı hakimiyetlerini daha da güçlendirdiler. T.Ariza'nın sakatlığının düzelmesi ile savunmalarını daha da güçlendirdiler. Ve tabii ki Bryant ve Gasol gibi 2 yıldızının olması ve Phil Jackson gibi kurt bir Head Coach'un takımı çalıştırıyor olması, LA Lakers'ı şampiyonluğun en büyük adayı haline getirdi. Batıda sezon başında LA Lakers'ı zorlaması beklenen takımların arasında MVP adayları arasında adı geçen Chris Paul'ün takımı New Orleans Hornets, Yao Ming'in takımı Houston Rockets ve Derron Williams&Carlos Boozer ikilisinin bulunduğu Utah Jazz vardı. New Orleans bu sezonun başında J.Posey'in katılması ile bu sezona çıtasını yükselterek başlamasına rağmen sezon ortasına gelindiğinde beklentilerini pek karşılıyormuş gibi görünmüyor, geçen sezon seyrettiğimiz New Orleans Hornets'tan uzak bir görüntü sergiliyorlar. Houston Rockets sezon başında Ron Artest'i takıma kazandırmasıyla tüm dikkatleri üstüne çekti, Batı da zirveye oynaması beklenen takımlar arasına girdi fakat McGrady'nin sakatlık sorunları yaşaması, Artest'in istikrarsız oyunu, yine tüm yükün Yao'nun omzuna binmesine neden oldu ve şu zamana kadarda konfreans sıralamasında mesafe kaydedemediler. Utah Jazz ise, önce DW'nin sakatlığı ve devamında istikrarsız oyunu sonrasında C.Boozer'ın uzun süren sakatlığı, Mehmet'in istikrarsız oyunu ile playoff yarışında üstüste yaralar aldılar. Bu sene playoff'ta oynamaları şu görünüm itibari ile zor gözüküyor belki 7 veya 8.sıradan girebilirler. Sezon başında Ginobili'nin olimpiyatlar da yaşadığı sakatlık nedeniyle olmaması ve sezon başında T.Parker'ın sakatlık yaşaması ile SA Spurs'un bu sene büyük düşüş yaşaması bekleniyordu. Fakat G.Hill ve R.Mason'ın etkili oyunu, bu iki önemli oyuncunun eksik kaldığı dönemde, takımın imdadına yetişti, Manu ve Parker'ın da takım dönmesi ile batıda 2.sıraya kadar çıktılar, tücrübeli bir takım olmanın avantajı ile de bu sene Konfreans finalinde LA Lakers ile mücadale etmeleri yüksek bir ihtimal. Denver sezon başında Allen Iverson'ı göndererek karşılığında C.Billups'ı aldı. Bu takasın Denver'a ne katacağı tartışma konusu olmasına rağmen Billups'ın etkili oyunu C.Andersen, Nene, JR Smith, K.Martin gibi isimlerin ekstra katkıları, Melo'nun sakatlığında bile Denver'ın maçlarını kazanmasına yetiyor. Bana göre SA Spurs'ten sonra konfreans finalinde LA Lakers ile oynaması muhtamel 2.takım Denver Nuggets'tır. Dallas ve Phoenix ise geçen sezonlar da ki etkili oyunlarından baya uzaktalar. Dallas ve Phoenix'te tıpkı Utah gibi playoff mücadalesinin dışında kalmamak için mücadale edecekler.
En son olarak Portland Trail Blazers'a da değinmekte yarar var. Ligin genç takımlarından biri Portland, ve bu gençliklerinin avantajı ile mücadale etmekten vazgeçmiyorlar. Eğer Greg Oden kendinden beklenen performansı sergilerse Brandon Roy'un liderliğinde bu sene ve önümüzde ki sene playoff mücadalesinde süprizlere imza atabilirler.
Doğu Konfreans'ı ile ilgili düşüncelerimi de en kısa zamanda yazacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)