31 Ocak 2009 Cumartesi
Utah Jazz Düşüşte...
Utah Jazz'ın son 2 sezon oynadığı oyun ve aldığı sonuçlar ile 2008-09 sezonu başlarken, benim için LA Lakers'ı zorlayacak ekiplerin başında ve ligin iddialı takımları arasında yer aldı.Utah Jazz sezon başında Deron Williams'ın sakatlığına rağmen iyi bir başlangıç yaptı. Fakat 13 maç sonra Carlos Boozer'in sakatlığı Utah'a büyük bir handikap yarattı. Deron Williams'ın geri dönüşü de umut olmadı. Deron Williams'ın hala sakatlığının etkisinden kurtulamadığı oynadığı oyun ile kendini gösteriyor. DW, draft edildiği andan itibaren Chris Paul ile kıyaslanıyor. Otoriteler, Chris Paul'ü gerek istatistikleri gerek takım arkadaşlarını oyuna sokuşu gerekse CP3 ile Hornets'ın yükselişi sebebiyle Deron'dan daha iyi olduğu kanaatindeler. Fakat, bu farkı yaratan unsurun oyun sisteminden kaynaklandığı düşünmekteyim, yani bana göre Deron Chris'ten daha iyi bir oyuncu. Nba'de ki en iyi oyun kuruculardan biri olmasına rağmen başta da söylediğim gibi takıma katkısı eskisi gibi değil. Son maçlarda attığı yüksek sayılar bu katkıyı sağlamıyor. Boozer'un boyalı alandaki etkisi tartışmasız üst düzey. Boozer'un sakatlığı tartışmasız, Utah'ı kötü etkiliyor. Millsap 4 numarada Boozer eksikliği pek aratmıyor gibi görünse de, Boozer'un ilk 5 başlayıp belirli bir sayı üretip arkasından, oyuna giren Millsap'in de yine iyi rakamlar yakalaması Utah'ın varolan sayı potansiyelini, meydana çıkaracaktır. Boozer'un bu sene kontratı bitiyor. Görüşler, Utah'ta kalmayacağı yönünde. Bu durum salary cap'te bir boşalmaya neden olacak. Utah bunu nasıl kullanır bu da merak konusu. Bence skorer bir 3 numara almalı. Çünkü hem Millsap'in 4 numarada iyi oynuyor olması hem de bu bölgede oynayan C.J.Miles'in katkı veremiyor olup, Kirilenko'nun 6.adam olarak oyun olması nedeniyle bu bölgeye alınacak bir 3 numara ile Utah seneye tekrar başa oynayan bir ekip olacaktır. 3 numara adaylarından birinin de Hidayet olduğunu unutmamak gerekir. Memo, bu sene yaşadığı sakatlıklar ve babasının yaşadığı rahatsızlık nedeniyle maçlar bir bölümünde oynamaması uzun rotasyonun da sıkıntılara neden oldu. Ayrıca, Memo'nun form tutamamasına neden oldu. 43 sayı ile Pacers maçında kariyer rekorunu kırmasına rağmen takiben 2 maçta tek haneli rakamlarda kaldı. Memo'nu istikrarsız oyunu, Utah düşüşünde önemli pay sahibi oldu. Memo'nun da bu sene kontratında ki opsiyonu kullanmayarak serbest kalacağını hatırlatayım fakat Memo'nun demeçlerinden anladığım kadarıyla Utah ile tekrar kontrat yapacak. Ronnie Brewer ve C.J.Miles ilk beşte yer bulan isimler fakat bu iki ismin iddialı birçok takım da 8. ve 9. adam olabilecek kabiliyete sahip olduklarını hatırlatmakta fayda var. Bu iki isim hücumda hemen her eline aldıkları topu kendileri kullanmak istemesiyle beraber Utah hücumu zarar görüryor. Üst tarafta da söylediğim gibi Boozer ile kontrat yenilenmesi iyi bir 3 numara alınarak bu sıkıntı çözülebilir. Bu sene uzun rotasyonunda yaşanan sıkıntılar belki de en çok genç yunan pivot Koufos'a yaradı. Dallas ve Houston maçında Memo,Boozer ve Millsap'ten yoksun olarak sahaya çıkan Utah'ta Koufos'un oyunu göz kamaştırdı. Bu maçlardan sonra da Koufos aldığı süre azalsa da oyunu ile gelecek etkili bir pivot olacağının sinyallerini verdi. Kirilenko'ya da değinmeden geçmemek olmaz. AK47 hiç şüphesiz benchte oyuna başlamasıyla birlikte istatiktiki anlamda kendini buldu, ve Utah Jazz'in skorun yüküne katkısı arttı. All-Star haftasonundan sonra Boozer'un takıma dönmesi bekleniyor. Fakat bu dönüşün Utah'a katkısı ne kadar olur, Boozer ne kadar sürede form tutmaya başlar bunu görüceğiz. Bu katkı hiç süphe yok ki Utah'ın playoff'a kalıp kalmayacağını, kalırsa ne kadar ilerleyeceğini gösterecek. Gönlüm Memo'nun başarısından ve Utah'ın başarısından yana...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder