31 Ocak 2009 Cumartesi
Utah Jazz Düşüşte...
Utah Jazz'ın son 2 sezon oynadığı oyun ve aldığı sonuçlar ile 2008-09 sezonu başlarken, benim için LA Lakers'ı zorlayacak ekiplerin başında ve ligin iddialı takımları arasında yer aldı.Utah Jazz sezon başında Deron Williams'ın sakatlığına rağmen iyi bir başlangıç yaptı. Fakat 13 maç sonra Carlos Boozer'in sakatlığı Utah'a büyük bir handikap yarattı. Deron Williams'ın geri dönüşü de umut olmadı. Deron Williams'ın hala sakatlığının etkisinden kurtulamadığı oynadığı oyun ile kendini gösteriyor. DW, draft edildiği andan itibaren Chris Paul ile kıyaslanıyor. Otoriteler, Chris Paul'ü gerek istatistikleri gerek takım arkadaşlarını oyuna sokuşu gerekse CP3 ile Hornets'ın yükselişi sebebiyle Deron'dan daha iyi olduğu kanaatindeler. Fakat, bu farkı yaratan unsurun oyun sisteminden kaynaklandığı düşünmekteyim, yani bana göre Deron Chris'ten daha iyi bir oyuncu. Nba'de ki en iyi oyun kuruculardan biri olmasına rağmen başta da söylediğim gibi takıma katkısı eskisi gibi değil. Son maçlarda attığı yüksek sayılar bu katkıyı sağlamıyor. Boozer'un boyalı alandaki etkisi tartışmasız üst düzey. Boozer'un sakatlığı tartışmasız, Utah'ı kötü etkiliyor. Millsap 4 numarada Boozer eksikliği pek aratmıyor gibi görünse de, Boozer'un ilk 5 başlayıp belirli bir sayı üretip arkasından, oyuna giren Millsap'in de yine iyi rakamlar yakalaması Utah'ın varolan sayı potansiyelini, meydana çıkaracaktır. Boozer'un bu sene kontratı bitiyor. Görüşler, Utah'ta kalmayacağı yönünde. Bu durum salary cap'te bir boşalmaya neden olacak. Utah bunu nasıl kullanır bu da merak konusu. Bence skorer bir 3 numara almalı. Çünkü hem Millsap'in 4 numarada iyi oynuyor olması hem de bu bölgede oynayan C.J.Miles'in katkı veremiyor olup, Kirilenko'nun 6.adam olarak oyun olması nedeniyle bu bölgeye alınacak bir 3 numara ile Utah seneye tekrar başa oynayan bir ekip olacaktır. 3 numara adaylarından birinin de Hidayet olduğunu unutmamak gerekir. Memo, bu sene yaşadığı sakatlıklar ve babasının yaşadığı rahatsızlık nedeniyle maçlar bir bölümünde oynamaması uzun rotasyonun da sıkıntılara neden oldu. Ayrıca, Memo'nun form tutamamasına neden oldu. 43 sayı ile Pacers maçında kariyer rekorunu kırmasına rağmen takiben 2 maçta tek haneli rakamlarda kaldı. Memo'nu istikrarsız oyunu, Utah düşüşünde önemli pay sahibi oldu. Memo'nun da bu sene kontratında ki opsiyonu kullanmayarak serbest kalacağını hatırlatayım fakat Memo'nun demeçlerinden anladığım kadarıyla Utah ile tekrar kontrat yapacak. Ronnie Brewer ve C.J.Miles ilk beşte yer bulan isimler fakat bu iki ismin iddialı birçok takım da 8. ve 9. adam olabilecek kabiliyete sahip olduklarını hatırlatmakta fayda var. Bu iki isim hücumda hemen her eline aldıkları topu kendileri kullanmak istemesiyle beraber Utah hücumu zarar görüryor. Üst tarafta da söylediğim gibi Boozer ile kontrat yenilenmesi iyi bir 3 numara alınarak bu sıkıntı çözülebilir. Bu sene uzun rotasyonunda yaşanan sıkıntılar belki de en çok genç yunan pivot Koufos'a yaradı. Dallas ve Houston maçında Memo,Boozer ve Millsap'ten yoksun olarak sahaya çıkan Utah'ta Koufos'un oyunu göz kamaştırdı. Bu maçlardan sonra da Koufos aldığı süre azalsa da oyunu ile gelecek etkili bir pivot olacağının sinyallerini verdi. Kirilenko'ya da değinmeden geçmemek olmaz. AK47 hiç şüphesiz benchte oyuna başlamasıyla birlikte istatiktiki anlamda kendini buldu, ve Utah Jazz'in skorun yüküne katkısı arttı. All-Star haftasonundan sonra Boozer'un takıma dönmesi bekleniyor. Fakat bu dönüşün Utah'a katkısı ne kadar olur, Boozer ne kadar sürede form tutmaya başlar bunu görüceğiz. Bu katkı hiç süphe yok ki Utah'ın playoff'a kalıp kalmayacağını, kalırsa ne kadar ilerleyeceğini gösterecek. Gönlüm Memo'nun başarısından ve Utah'ın başarısından yana...
30 Ocak 2009 Cuma
NBA All-Star Seçimleri
Bu sene Phoenix'te yapılacak NBA-2009 All-Star Maçının kadroları artık tamamen belli, ve bir sakatlık olmasa şu oyuncular mücadalae edecek;
Doğu Takımı ilk beş;
Dwight Howard, Kevin Garnett, Lebron James, Dwayne Wade, Allen Iverson
Doğu Takımı Yedekleri;
Devin Harris, Chris Bosh, Jameer Nelson, Rashard Lewis, Joe Johnson, Paul Pierce
Batı Takımı ilk beş;
Yao Ming, Amare Stoudamire, Tim Duncan, Kobe Bryant, Chris Paul
Batı Takımı Yedek;
Shaq O'neal, Tony Parker, David West, Pau Gasol, Dirk Nowitzki, Brandon Roy, Chauncey Billups
Kadrolarda görüldüğü gibi temsilcilerimiz Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu yok. Açıkçası, ben Mehmet'in bu sene ki istikrarsız performansından dolayı oynabileceğine ihtimal vermemiştim. Batı kadrosunda yaşanabilecek bir sakatlık ile ( Yao sakat ) Mehmet'in kadroya dahil olmasınıda pek beklemiyorum. Herşeyden önce batı takımında 6 pivot özellikli oyuncu var. Bunu dikkate almasakta Utah'ta Paul Milsap bu sene yakaladığı çıkışla All-Star forması giymeyi Mehmet'ten daha çok hakediyor. Batı takımının kadrosunu da genel olarak değerlendirmek gerekirse, ben bu kadroya David West'in nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Bu sene ki perfomansı All-Star'lık bir performans değildi açıkçası. Hatta geçen sene de All-Star'lık bir performans sergilememişti ama organizasyon New Orleans'ta yapıldığı için seçilmesi normaldi. Onun yerine Paul Milsap veya Kevin Durant oynayabilirdi. Dirk Nowitzki iyi bir oyuncu olabilir ama bu sene performansı ile ben onun All-Star olmayı hakettiğini düşünmüyorum. Geçen senelerde All-Star olan birinin, her sene All-Star olması gibi bir durum söz konusu olamaz, olmamalı. Shaq için bunu diyemeyiz mesela çünkü o renkli kişiliği ile katıldığı bütün organizasyonlara renk katan bir oyuncu ve bütün basketbol severlerin sempatisini kazanmış bir isim.
Doğu grubuna gelirsek bu sene All-Star'da 3 Orlando Magic'li oyuncu görüyoruz ve bunlardan biri Hidayet değil. Ben bu kadroya Jameer Nelson'ın nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Sırf Dwight Howard'ın kankası olmak All-Star'da oynamaya yetiyor mu ? Jameer şu ana kadar oynadığı oyunla Magic'in geldiği noktada önemli pay sahibi olabilir ama bu All-Star olmayı gerektirmez. Magic'te geçen sene ve bu sene daha mücadale eden, oyunun her alanında oynayan, ribaund, assist ve sayı anlamında katkılar sağlayan bir Hidayet'in olmaması, Hidayet'e yapılmış büyük bir haksızlıktır, ve bu ona 2.kez yapılmaktadır. Ben buna isyan ediyorsam kesinlikle Hido'nun içinde fırtınalar kopmuştur. Jameer Nelson, ne basketbol zekası, ne tekniği ne de yeteneği ile bırakın All-Star olmayı, Aliağa Petkim'e bile gard olamaz. Tabii ki ben Hidayet seçilmeliydi demiyorum illa bunu Nelson'dan kat kat fazla hakeden, Mo Williams ve Rajon Rondo vardı. Bu düpedüz saçmalıktır, dangalaklıktır.
Doğu Takımı ilk beş;
Dwight Howard, Kevin Garnett, Lebron James, Dwayne Wade, Allen Iverson
Doğu Takımı Yedekleri;
Devin Harris, Chris Bosh, Jameer Nelson, Rashard Lewis, Joe Johnson, Paul Pierce
Batı Takımı ilk beş;
Yao Ming, Amare Stoudamire, Tim Duncan, Kobe Bryant, Chris Paul
Batı Takımı Yedek;
Shaq O'neal, Tony Parker, David West, Pau Gasol, Dirk Nowitzki, Brandon Roy, Chauncey Billups
Kadrolarda görüldüğü gibi temsilcilerimiz Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu yok. Açıkçası, ben Mehmet'in bu sene ki istikrarsız performansından dolayı oynabileceğine ihtimal vermemiştim. Batı kadrosunda yaşanabilecek bir sakatlık ile ( Yao sakat ) Mehmet'in kadroya dahil olmasınıda pek beklemiyorum. Herşeyden önce batı takımında 6 pivot özellikli oyuncu var. Bunu dikkate almasakta Utah'ta Paul Milsap bu sene yakaladığı çıkışla All-Star forması giymeyi Mehmet'ten daha çok hakediyor. Batı takımının kadrosunu da genel olarak değerlendirmek gerekirse, ben bu kadroya David West'in nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Bu sene ki perfomansı All-Star'lık bir performans değildi açıkçası. Hatta geçen sene de All-Star'lık bir performans sergilememişti ama organizasyon New Orleans'ta yapıldığı için seçilmesi normaldi. Onun yerine Paul Milsap veya Kevin Durant oynayabilirdi. Dirk Nowitzki iyi bir oyuncu olabilir ama bu sene performansı ile ben onun All-Star olmayı hakettiğini düşünmüyorum. Geçen senelerde All-Star olan birinin, her sene All-Star olması gibi bir durum söz konusu olamaz, olmamalı. Shaq için bunu diyemeyiz mesela çünkü o renkli kişiliği ile katıldığı bütün organizasyonlara renk katan bir oyuncu ve bütün basketbol severlerin sempatisini kazanmış bir isim.
Doğu grubuna gelirsek bu sene All-Star'da 3 Orlando Magic'li oyuncu görüyoruz ve bunlardan biri Hidayet değil. Ben bu kadroya Jameer Nelson'ın nasıl dahil olduğunu merak ediyorum. Sırf Dwight Howard'ın kankası olmak All-Star'da oynamaya yetiyor mu ? Jameer şu ana kadar oynadığı oyunla Magic'in geldiği noktada önemli pay sahibi olabilir ama bu All-Star olmayı gerektirmez. Magic'te geçen sene ve bu sene daha mücadale eden, oyunun her alanında oynayan, ribaund, assist ve sayı anlamında katkılar sağlayan bir Hidayet'in olmaması, Hidayet'e yapılmış büyük bir haksızlıktır, ve bu ona 2.kez yapılmaktadır. Ben buna isyan ediyorsam kesinlikle Hido'nun içinde fırtınalar kopmuştur. Jameer Nelson, ne basketbol zekası, ne tekniği ne de yeteneği ile bırakın All-Star olmayı, Aliağa Petkim'e bile gard olamaz. Tabii ki ben Hidayet seçilmeliydi demiyorum illa bunu Nelson'dan kat kat fazla hakeden, Mo Williams ve Rajon Rondo vardı. Bu düpedüz saçmalıktır, dangalaklıktır.
28 Ocak 2009 Çarşamba
Memo Üzerine


Dün, Mehmet Okur'un Akşam gazetesinde yayınlanan röportajını okuma fırsatı buldum. Tanjevic'in kendisini sevmediğini söylemiş. Açıkçası, buna pek şaşırmadım. Tanjevic kariyeri olan bir koç, çok üst düzey değil ama kariyerli. En büyük başarısı 1999 yılında İtalya'yı ve 1981 yılında Yugoslavya'yı Avrupa Şampiyonu yapması. 1981 yılında dünyaya gelmediğim düşünülürse ( ki zaten herşey gibi basketbol'da o dönemden bu döneme çok aşama kaydetti. ), bir yorum yapamam. 1999 yılını hatırlıyorum ama İtalya'yı çok yakından takip etme şansı bulmadım ama yanılmıyorsam o sene bizde o Şampiyona'da oynamıştık, ve İtalya'yı yenmiştik. O sene takımı çalıştıran Erman Kunter'di. Sadece İtalya'nın o maçını hatırlıyorum, ve bu yüzden Tanjevic'i o dönemlerde pek tanıma, takip etme şansım olmadığını buna paralel olarak bir kez daha söyleyeyim. 2004 yılından sonra 12 Dev Adam'ın koçu olarak göreve geldiğinde kendisini daha yakından tanımaya başladım. Tanjevic, göreve geldiğinde 12 Dev Adam, 2003 yılında Sırbistan'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale kalamamıştı. Ve, Tanjevic İstanbul'da yapılacak 2010 Dünya Şampiyonası'na takımı hazırlamak ve iskeletini oluşturmak amacıyla takımın başına getirilmişti. Tanjevic ile ilk önemli turnuva 2005 İsveç Avrupa Şampiyonasıydı. Yaralarımızı sarmak ve yeni bir sayfa açmak için gittiğimiz İsveç'te 2003'te yaşadığımız sonucu yaşadık, bunun yanı sıra takım içinde Mehmet ve Hidayet'in Mirsad Türkcan ile yaşadıkları kavga tuz-biber oldu. 2006 yılı Dünya Şampiyonası öncesi, 12 Dev Adam'a piyango vurdu, ve bu şampiyona'ya davet edildi. Bu kadroda Mirsad davet edilmezken, Hidayet ve Mehmet sakatlıkları gerekçesi ile takıma katılamadılar. Güçsüz görünmemize rağmen müthiş bir şampiyona oynadık ve 6.olduk. 2007 yılında İspanya'da yeni bir hava ile turnuva'ya katıldık. Bu sefer Hidayet ve Mehmet kadrodaydı fakat sonuç yine hüsran yine hüsran. 2008 yılında, 2009 Polonya Avrupa Şampiyonasına katılmak için oynadığımız turnuvaya Hidayet davet edilirken, Mehmet sakatlık nedeniyle dahil edilmedi. Bu turnuvayı hiç maç kaybetmeden kazandık, ve 2009'a katılmaya hak kazandık. Kısaca Tanjevic'in 12 Dev Adam geçmişini aktarmaya çalıştım. Mehmet Okur'u anlatmaya gerek var mı bilmem. İlk All-Star olan Türk basketbolcu, ilk Nba şampiyonluk yüzüğü takan Türk Basketbolcu, oynadığı maçlarda Duncan, Ming, Shaq, Howard, Stoudamire, Gasol gibi World Class pivotları başarılıyla savunan Türk Basketbolcu. Basketbol, Futbol gibi oyunlar takım oyunudur, ve takım oyununu daha iyi oynayan kazanır. Teoride gerçek budur ama bazı maçlar vardır ve o maçların topları el yakmaya başladığında eli titremeyen oyunculara ihtiyaç duyarsınız. Bizde eli hiçbir zaman titremeyecek, klas her takıma karşı gösterebilecek, dünya basketbol otoritelerinin takdirini toplamış ve toplamaya devam eden 2 oyuncu var. Evet Tanjevic ile yaşadağımız tek büyük başarı da bu iki oyuncu yoktu, başarısızlıklar da varlardı. Fakat burada hata, Mehmet ve Hidayet'te değil, bu iki oyuncuyu gerektiği gibi kullanamayan Tanjevic'tedir. İspanya'da Reneses'in, Pau Gasol'u almama gibi şansı var mı ? veya Almanya'da Dirk Bauermann'ın Nowitzki'yi almama şansı var mı ? Tanjevic'in de Mehmet'i almama şansı yok, böyle kariyeri olan bir oyuncuyu küstürmek, takıma almamak ve oyun içinde aktif olarak kullanmamak 12 Dev Adam'a birşey kazandırmaz.
25 Ocak 2009 Pazar
NBA'de Yarı Sezonu Geride Bırakırken (2)
NBA'de sezonu yarılarken, Batı Konfreansı ile ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmıştım. Şimdi sıra geldi Doğu Konfreansında. Doğu'da kafaya oynayan 3 takım var ve bu 3 takım NBA'nin genelinde kafaya oynayan 4 takımdan 3'ü. Son senelerde ki "vahşi batı" yakıştırmaları, bu sene doğu konfreansı için geçerli. Doğu'nun zirvesinde Cleveland yer alıyor. Ayrıca şampiyonluk adayı olduklarını oynadıkları maçları 3 çeyrek bitmeden koparmaları ile kanıtlıyorlar. Lebron James, 2 sene önce kaybettiği NBA şampiyonluğunu kazanmak için çok istekli gözüküyor, ve bu durum onu da MVP adaylarının içinde birkaç adım öne çıkarıyor. Kral, tahtına bu sene oturabilecek mi, çok yakın zamanda göreceğiz. Doğu grubunun 2.sırasında yer alan takım ise Boston Celtics. Boston, bu sezona başlarken benchte oturan 2 önemli ismini kaybetti. ( James Posey ve PJ Brown ) Bu 2 oyuncu geçen sene playoff'lar da yaptıkları katkılar ile geçen sene şampiyonluğun kazanılmasın da önemli paya sahiplerdi. Boston Celtics elbette normal sezon içinde bu oyuncuların olmayışını bir şekilde hissetmeyecek olsa da playoff mücadalesinde 2 jokeri eksik olacak. Normal sezon içersinde 19 maçlık bir seri yakaladılar fakat bu seri Noel Gecesi maçında LA Lakers tarafından bozuldu ve kısa bir süre gerileme yaşadılar. Şimdilerde ise 8 maçlık bir seri yakalamış durumdular. Ellerinde 3 süperstar + Rajon Rondo olması, maçların bir şekilde kazanılmasını sağlıyor. Cleveland ile de konfreans finali oynamaları hiç şaşırtıcı olmaz heralde. Bu sezon Doğu Grubunda hatta tüm NBA'de en büyük çıkışı yapan takımı Orlando Magic desem yalan söylemiş olmam heralde. Stan Van Gundy'nin öğrencileri öyle yada böyle bu sene çok önemli bir çıkış yakaladılar. Batı Grubunun en güçlü takımlarını ( Spurs, Nuggets, Lakers, Hornets, Rockets ) yenmeyi başardılar. Fakat aynı başarıyı doğu'nun en güçlü ekipleri için gösteremediler. Ve bu durum onların doğu finali oynama ihtimalini düşürüyor. Ayrıca, normal sezonun bitiminde Van Gundy'yi en iyi coach ödülünü almaya yakın olarak görüyorum. Atlanta,
geçen sezon oynadıkları playoff mücadalesinde Boston Celtics'e kök söktürmüşler ve adeta bu sezon için mesaj göndermişler. Listemizin 4.sırasında Atlanta var. Atlanta; Josh Smith, Joe Johnson, Al Hardford, Mike Bibby'nin mücadaleci oyunu ile bu sezonun dikkat çeken takımlarından biri oldu. Bunun sinyallerini geçen sene playoff mücadalesinde Boston serisinde vermişlerdi. Sezon 6-0'lık bir seri ile başladıktan sonra 26-17'deler. Bu sene playoff'ların süpriz takımı olmaya adaylar. Detroit bu sezona Allen Iverson'u takas ederek başladı. Joe Dumars bu hamlesi ile Sezon sonunda salary cap'te boşluk yaratmaya çalıştığı fikri ön plana çıkıyor. Allen Iverson bu sezon için takıma kattıklarına bakmak gerekirse pek birşey görmek mümkün değil, sahada maç bitse de gitsem havası ile oynayan bir Allen Iverson izliyoruz. Belki playoff'ta havaya girip daha iyi oynayabilirler ama tahminim Detroit Pistons playofflarda ilk turda elenecektir. Miami'nin iyi yönlerini anlatmak için sadece Dwayne Wade'i anlatmak, kötü yönlerini anlatmak için takımın tamamını anlatmak gerekir dersem yanlış söylemiş olmam heralde. Sahada bütün işleri yapan tek bir isim var o da Wade, yanına iyi bir point guard lazım bunu da nasıl bir takas ile kimi alarak yaparlar, bu konuda da pek bir fikrim yok. Şuan tabloya göre ilk 8 de olmasalar bile playoff mücadalesinde göreceğimizi dşündüğüm bir takım var, o da New Jersey Nets. Gerek Vince Carter, gerekse Devin Harris'in süprizi çıkışı ile Nets bu sene playofflarda oynayacak gibi gözüküyor. Bütün bunlara çaylak Brook Lopez'in katkısından bahsetmemek olmaz. Bu sezon NBA'de büyük hayal kırıklığı yaratan ekiplerden biri de Toronto Raptors oldu. Sezona Jermaine O'neal takası ile başlayan Kanada temsilcisinde, işler yolunda gitmedi. Sam Mitchell görevden alındı. En önemli kazançları hiç kuşku yok ki, İspanyol Guard Jose Calderon'un performansı oldu.
Batı'da ilk 8 tahminim;
1- LA Lakers
2- SA Spurs
3- Denver
4- New Orleans Hornets
5- Portland Trail Blazers
6- Houston Rockets
7- Phoenix Suns
8- Utah Jazz
Doğu'da ilk 8 tahminim ;
1- Cleveland Cavaliers
2- Boston Celtics
3- Orlando Magic
4- Atlanta Hawks
5- Detroit Pistons
6- Philadelphia 76ers
7-Miami Heat
8- New Jersey Nets
geçen sezon oynadıkları playoff mücadalesinde Boston Celtics'e kök söktürmüşler ve adeta bu sezon için mesaj göndermişler. Listemizin 4.sırasında Atlanta var. Atlanta; Josh Smith, Joe Johnson, Al Hardford, Mike Bibby'nin mücadaleci oyunu ile bu sezonun dikkat çeken takımlarından biri oldu. Bunun sinyallerini geçen sene playoff mücadalesinde Boston serisinde vermişlerdi. Sezon 6-0'lık bir seri ile başladıktan sonra 26-17'deler. Bu sene playoff'ların süpriz takımı olmaya adaylar. Detroit bu sezona Allen Iverson'u takas ederek başladı. Joe Dumars bu hamlesi ile Sezon sonunda salary cap'te boşluk yaratmaya çalıştığı fikri ön plana çıkıyor. Allen Iverson bu sezon için takıma kattıklarına bakmak gerekirse pek birşey görmek mümkün değil, sahada maç bitse de gitsem havası ile oynayan bir Allen Iverson izliyoruz. Belki playoff'ta havaya girip daha iyi oynayabilirler ama tahminim Detroit Pistons playofflarda ilk turda elenecektir. Miami'nin iyi yönlerini anlatmak için sadece Dwayne Wade'i anlatmak, kötü yönlerini anlatmak için takımın tamamını anlatmak gerekir dersem yanlış söylemiş olmam heralde. Sahada bütün işleri yapan tek bir isim var o da Wade, yanına iyi bir point guard lazım bunu da nasıl bir takas ile kimi alarak yaparlar, bu konuda da pek bir fikrim yok. Şuan tabloya göre ilk 8 de olmasalar bile playoff mücadalesinde göreceğimizi dşündüğüm bir takım var, o da New Jersey Nets. Gerek Vince Carter, gerekse Devin Harris'in süprizi çıkışı ile Nets bu sene playofflarda oynayacak gibi gözüküyor. Bütün bunlara çaylak Brook Lopez'in katkısından bahsetmemek olmaz. Bu sezon NBA'de büyük hayal kırıklığı yaratan ekiplerden biri de Toronto Raptors oldu. Sezona Jermaine O'neal takası ile başlayan Kanada temsilcisinde, işler yolunda gitmedi. Sam Mitchell görevden alındı. En önemli kazançları hiç kuşku yok ki, İspanyol Guard Jose Calderon'un performansı oldu.
Batı'da ilk 8 tahminim;
1- LA Lakers
2- SA Spurs
3- Denver
4- New Orleans Hornets
5- Portland Trail Blazers
6- Houston Rockets
7- Phoenix Suns
8- Utah Jazz
Doğu'da ilk 8 tahminim ;
1- Cleveland Cavaliers
2- Boston Celtics
3- Orlando Magic
4- Atlanta Hawks
5- Detroit Pistons
6- Philadelphia 76ers
7-Miami Heat
8- New Jersey Nets
NBA'de Yarı Sezonu Geride Bırakırken
NBA'de 2008-09 normal sezonun yarısına gelmek üzereyiz. Şu zamana kadar 4 takımın at başı gittiğini görüyoruz.
LA Lakers bu sene Batı Konfreansı domine etmiş durumda, açık ara önde gidiyorlar. NBA finalinin en büyük adayı olmanın yanı sıra finalde oynamaları muhtamel 2 ekibi ( Cleveland ve Boston ) yenmeyi başardılar. Bu sene A.Bynum geri dönmesi ile pota altı hakimiyetlerini daha da güçlendirdiler. T.Ariza'nın sakatlığının düzelmesi ile savunmalarını daha da güçlendirdiler. Ve tabii ki Bryant ve Gasol gibi 2 yıldızının olması ve Phil Jackson gibi kurt bir Head Coach'un takımı çalıştırıyor olması, LA Lakers'ı şampiyonluğun en büyük adayı haline getirdi. Batıda sezon başında LA Lakers'ı zorlaması beklenen takımların arasında MVP adayları arasında adı geçen Chris Paul'ün takımı New Orleans Hornets, Yao Ming'in takımı Houston Rockets ve Derron Williams&Carlos Boozer ikilisinin bulunduğu Utah Jazz vardı. New Orleans bu sezonun başında J.Posey'in katılması ile bu sezona çıtasını yükselterek başlamasına rağmen sezon ortasına gelindiğinde beklentilerini pek karşılıyormuş gibi görünmüyor, geçen sezon seyrettiğimiz New Orleans Hornets'tan uzak bir görüntü sergiliyorlar. Houston Rockets sezon başında Ron Artest'i takıma kazandırmasıyla tüm dikkatleri üstüne çekti, Batı da zirveye oynaması beklenen takımlar arasına girdi fakat McGrady'nin sakatlık sorunları yaşaması, Artest'in istikrarsız oyunu, yine tüm yükün Yao'nun omzuna binmesine neden oldu ve şu zamana kadarda konfreans sıralamasında mesafe kaydedemediler. Utah Jazz ise, önce DW'nin sakatlığı ve devamında istikrarsız oyunu sonrasında C.Boozer'ın uzun süren sakatlığı, Mehmet'in istikrarsız oyunu ile playoff yarışında üstüste yaralar aldılar. Bu sene playoff'ta oynamaları şu görünüm itibari ile zor gözüküyor belki 7 veya 8.sıradan girebilirler. Sezon başında Ginobili'nin olimpiyatlar da yaşadığı sakatlık nedeniyle olmaması ve sezon başında T.Parker'ın sakatlık yaşaması ile SA Spurs'un bu sene büyük düşüş yaşaması bekleniyordu. Fakat G.Hill ve R.Mason'ın etkili oyunu, bu iki önemli oyuncunun eksik kaldığı dönemde, takımın imdadına yetişti, Manu ve Parker'ın da takım dönmesi ile batıda 2.sıraya kadar çıktılar, tücrübeli bir takım olmanın avantajı ile de bu sene Konfreans finalinde LA Lakers ile mücadale etmeleri yüksek bir ihtimal. Denver sezon başında Allen Iverson'ı göndererek karşılığında C.Billups'ı aldı. Bu takasın Denver'a ne katacağı tartışma konusu olmasına rağmen Billups'ın etkili oyunu C.Andersen, Nene, JR Smith, K.Martin gibi isimlerin ekstra katkıları, Melo'nun sakatlığında bile Denver'ın maçlarını kazanmasına yetiyor. Bana göre SA Spurs'ten sonra konfreans finalinde LA Lakers ile oynaması muhtamel 2.takım Denver Nuggets'tır. Dallas ve Phoenix ise geçen sezonlar da ki etkili oyunlarından baya uzaktalar. Dallas ve Phoenix'te tıpkı Utah gibi playoff mücadalesinin dışında kalmamak için mücadale edecekler.
En son olarak Portland Trail Blazers'a da değinmekte yarar var. Ligin genç takımlarından biri Portland, ve bu gençliklerinin avantajı ile mücadale etmekten vazgeçmiyorlar. Eğer Greg Oden kendinden beklenen performansı sergilerse Brandon Roy'un liderliğinde bu sene ve önümüzde ki sene playoff mücadalesinde süprizlere imza atabilirler.
Doğu Konfreans'ı ile ilgili düşüncelerimi de en kısa zamanda yazacağım.
LA Lakers bu sene Batı Konfreansı domine etmiş durumda, açık ara önde gidiyorlar. NBA finalinin en büyük adayı olmanın yanı sıra finalde oynamaları muhtamel 2 ekibi ( Cleveland ve Boston ) yenmeyi başardılar. Bu sene A.Bynum geri dönmesi ile pota altı hakimiyetlerini daha da güçlendirdiler. T.Ariza'nın sakatlığının düzelmesi ile savunmalarını daha da güçlendirdiler. Ve tabii ki Bryant ve Gasol gibi 2 yıldızının olması ve Phil Jackson gibi kurt bir Head Coach'un takımı çalıştırıyor olması, LA Lakers'ı şampiyonluğun en büyük adayı haline getirdi. Batıda sezon başında LA Lakers'ı zorlaması beklenen takımların arasında MVP adayları arasında adı geçen Chris Paul'ün takımı New Orleans Hornets, Yao Ming'in takımı Houston Rockets ve Derron Williams&Carlos Boozer ikilisinin bulunduğu Utah Jazz vardı. New Orleans bu sezonun başında J.Posey'in katılması ile bu sezona çıtasını yükselterek başlamasına rağmen sezon ortasına gelindiğinde beklentilerini pek karşılıyormuş gibi görünmüyor, geçen sezon seyrettiğimiz New Orleans Hornets'tan uzak bir görüntü sergiliyorlar. Houston Rockets sezon başında Ron Artest'i takıma kazandırmasıyla tüm dikkatleri üstüne çekti, Batı da zirveye oynaması beklenen takımlar arasına girdi fakat McGrady'nin sakatlık sorunları yaşaması, Artest'in istikrarsız oyunu, yine tüm yükün Yao'nun omzuna binmesine neden oldu ve şu zamana kadarda konfreans sıralamasında mesafe kaydedemediler. Utah Jazz ise, önce DW'nin sakatlığı ve devamında istikrarsız oyunu sonrasında C.Boozer'ın uzun süren sakatlığı, Mehmet'in istikrarsız oyunu ile playoff yarışında üstüste yaralar aldılar. Bu sene playoff'ta oynamaları şu görünüm itibari ile zor gözüküyor belki 7 veya 8.sıradan girebilirler. Sezon başında Ginobili'nin olimpiyatlar da yaşadığı sakatlık nedeniyle olmaması ve sezon başında T.Parker'ın sakatlık yaşaması ile SA Spurs'un bu sene büyük düşüş yaşaması bekleniyordu. Fakat G.Hill ve R.Mason'ın etkili oyunu, bu iki önemli oyuncunun eksik kaldığı dönemde, takımın imdadına yetişti, Manu ve Parker'ın da takım dönmesi ile batıda 2.sıraya kadar çıktılar, tücrübeli bir takım olmanın avantajı ile de bu sene Konfreans finalinde LA Lakers ile mücadale etmeleri yüksek bir ihtimal. Denver sezon başında Allen Iverson'ı göndererek karşılığında C.Billups'ı aldı. Bu takasın Denver'a ne katacağı tartışma konusu olmasına rağmen Billups'ın etkili oyunu C.Andersen, Nene, JR Smith, K.Martin gibi isimlerin ekstra katkıları, Melo'nun sakatlığında bile Denver'ın maçlarını kazanmasına yetiyor. Bana göre SA Spurs'ten sonra konfreans finalinde LA Lakers ile oynaması muhtamel 2.takım Denver Nuggets'tır. Dallas ve Phoenix ise geçen sezonlar da ki etkili oyunlarından baya uzaktalar. Dallas ve Phoenix'te tıpkı Utah gibi playoff mücadalesinin dışında kalmamak için mücadale edecekler.
En son olarak Portland Trail Blazers'a da değinmekte yarar var. Ligin genç takımlarından biri Portland, ve bu gençliklerinin avantajı ile mücadale etmekten vazgeçmiyorlar. Eğer Greg Oden kendinden beklenen performansı sergilerse Brandon Roy'un liderliğinde bu sene ve önümüzde ki sene playoff mücadalesinde süprizlere imza atabilirler.
Doğu Konfreans'ı ile ilgili düşüncelerimi de en kısa zamanda yazacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)